|
Giriş:
Eskiden Çivi yazısı vardı ve insanlar anlatmak
istediklerini herhangi bir şeyi şekiller ve
resimler yoluyla değişik işaretler kullanarak
anlatırlardı. Ve hala günümüzde de bu
kullanılıyor. Özellikle trafikte yol boyunca
dizili olan levhaların hepsinin bir anlamı var,
hepsi bir şeyi anlatıyor. Sadece trafikte değil
ama bir çok alanda bu işaret dili kullanılıyor.
Siyasi partilerin, değişik gurupların bile
işaretleri var. Ve birisi o işaretleri yaptığı
zaman o kişinin neye inandığını veya
düşüncesinin ne olduğunu yaptığı işaretlere
bakarak anlayabilirsiniz.
Günümüzde hala her dinin ve ideolojinin tarihsel
özelliklerini yada inançlarını yansıtan görsel
bir simgesi vardır. Örneğin; İslamiyet ayın bir
evresi olan hilal ile simgeleniyor. Marksçılık
emeği anlatan orak ve çekiç ile simgeleniyor.
Çağdaş Musevilik inancıda Yahudilerin bir simge
olarak bitişik eşkenarlı altıgen şeklinde olan
Davut yıldızını kullandıklarını görüyoruz. Bu
yıldız Tanrı’nın Davut ile yaptığı antlaşmayı ve
O’nun tahtının sonsuza dek sürecek olduğunu ve
soyundan bir kurtarıcının geleceğini simgeler.
İşte saydığım bu inançlar ve ideolojiler gibi
Hıristiyan inancında da görsel bir simgesi
olması şaşırtıcı değildir. Hıristiyanlık
tarihine baktığımız zaman işaret olarak bir çok
şekiller kullandıklarını görüyoruz. Ama bunların
hiçbiri Kutsal Kitabımızda yazmıyor. Kutsal
Kitap daha öncede söylediğim gibi asıl işaret
olarak bizi gösteriyor. Yani bizim bir işaret
olduğumuzu söylüyor. İki hafta önce bunu
söylemiştim. Neydi bu işaret? Yuhanna 13:35
yani bizim birbirimize olan sevgimiz ve Tanrı’ya
bağlı yaşantımız, insanların bizi ve Tanrı’mızı
tanımaları için en önemli işaret oluyor. Yani
biz bir işaretiz.
Bunun haricinde Kutsal Kitapta yazmayan ama
Kutsal Kitaba da ters düşmeyen insanların ortaya
koydukları Hıristiyan işaretleri de var.
Müjde’nin ilk yazıldığı dönemlerde o dönemlerde
baskılar içindeki Mesih inanlıları birbirlerini
tanımak için gizli işaretler kulandılar. Örneğin
bir balık işareti ya da yuvarlak içindedeki [İSA
MESİH TANRI OĞLU KURTARICI] anlamını taşıyan üç
çizgiyi kulandılar.
Bunların haricinde çok derin bir anlam taşıyan
ve Hıristiyan inancını çok güzel bir şekilde
gösteren başka bir işaret var ki o da Çarmıhtır.
Birçok Hıristiyan özellikle çarmıhı bir işaret
bir simge olarak seçti. Oysaki başka semboller
de seçilebilirdi. Örneğin; Kutsal Ruh’u temsil
eden bir Güvercin yada bir kuzu da bu
sembollerden biri olabilirdi. Ama onlar
özellikle Çarmıhı seçtiler. Neydi Çarmıhı
seçmelerin sebebi?
Birçok çevreler tarafından alaya alınmasına,
dalga geçilmesine rağmen yinede Hıristiyanlar bu
simgeden vazgeçmediler. Vazgeçmemelerin sebebi
ise Çarmıh İSA MESİH’ in düşüncelerinin odak
noktası idi . Yani İsa Mesih Çarmıha gerilmek
için Beden almış gelmiş idi. Ünlü ressam Holman
Hunt Ölümün Gölgesinde adlı resminde bunu çok
iyi anlatıyordu. [Açıkla] Bu resim
tarihsel bir kurgusallık olduğu halde Kutsal
Kitap açısından doğrudur. Çünkü İsa Mesih’in
gençliğinden, hatta doğumundan beri üzerine
çarmıhın gölgesi düşmüştü İsa Mesih’in Haç’a
gerilmesi ve ölümü görevinin odak noktası idi.
İsa bunu biliyor ve çevresindekilere de
söylüyordu. Markos 8:31-32
İsa’nın kendisi Çarmıhtan baktığı zaman oradan
insanların kendisine nasıl küfrettiklerini ve
onunla nasıl alay ettiklerin görüyordu, İsa’nın
kendisi çarmıhtan baktığı zaman Tanrının
gazabının üzerine nasıl döküldüğünü ve aldığı
yaralarla çektiği büyük acıları görüyordu ve İsa
Mesih Çarmıhta iken bütün gözler ona
çevrilmişti. İnsanların, Tanrı’nın ve Şeytan’ın
gözü çarmıhta idi. Ve hepsi çarmıha bakıyordu.
Ama hepsinin gördüğü şeyler farklı idi. Bazen
baktığımız yer aynı olabilir ama gördüğümüz ve
hissettiğimiz şeyler farklıdır. [Deniz
örneği] Peki ne görüyorlardı? Bu hafta
sizinle buna bakmak istiyorum.
1. İnsanlar çarmıha baktıkları zaman ne
görüyorlar.
2. Tanrı'nın kendisi çarmıha baktığı zaman ne
görüyor.
3. Şeytan Çarmıha baktığı zaman ne görüyor.
1- İNSANLARIN ÇARMIHA BAKTIKLARI ZAMAN
GÖRDÜKLERİ
Yuhanna İsa Mesih’in çarmıha gerilişini
anlatırken askerlerin dalga geçmek için İsa’nın
Çarmıhına bir yafta astıklarından bahsediyor. Bu
yafta üzerinde Grekçe İbranice ve Latince olarak
üç dilde “Nasıralı İsa Yahudilerin Kralı“ diye
yazılı idi. Bunu onunla alay etmek için yazdılar
orada İsa Çarmıhta iken insanların hepsi aynı
şeyleri görmediler. Kimileri Ruhsal olarak İsa
Mesih’in bir Kral olduğunu görürken, kimileri
ise O’nun bir soytarı olduğunu düşünüp alay
ediyorlardı. Günümüzde de insanlar çarmıha
baktıkları zaman farklı şeyler görüyorlar. Bazı
insanlar Çarmıha baktıkları zaman Mesih
imanlıları gibi görmediler. Çünkü onlara gören
göz kavrayan yürek verilmediği için bu bakış
açısına sahip değildiler.
İman ve imansızlık arasındaki en büyük uçurum
aslında çarmıha bakış açısıdır. İman çarmıhı
yücelik olarak görürken, imansızlık çarmıhı
rezillik olarak görür. İsa’nın dönemindeki
Grekler için çarmıh nasıl akılsızlık ise şimdide
günümüzdeki bir çok insan çarmıh inancını
akısızlık olarak görüyorlar. Ama Pavlus ve biz
Mesih imanlıları onlar gibi görmüyoruz bizler
çarmıhı Tanrı’nın kurtaran gücü olarak
görüyoruz. Pavlus Korintlilere yazdığı mektupta
bunu çok güzel vurguluyor. Çünkü o dönemde
Dünyanın bilgeliğine ve felsefesine daha çok
bağlı olan Grekler ve Yahudiler, Mesih
İmanlıları ile alay edip dalga geçiyorlardı.
Şimdide bazı insanların bizimle dalga geçtikleri
gibi “Sizin inancınız çok saçma, böyle bir şey
olamaz buna inanmak akılsızlıktır” vb. Ama
Pavlus Korint deki İmanlıları ve bizi
yüreklendirmek için onlara şunu söylüyor. 1.Korintliler
1:18-25 Bazı insanlar Çarmıhtaki eylemi
Ruhsal olarak değerlendirmedikleri için ve
Tanrı’nın Ruhuna da sahip olmadıkları için
onlara göre saçma geliyor. Ve saçma geldiği için
de alay ediyorlar.
Batıya dönüp baktığımızda çarmıhla ilgili en
alaycı yorumların alman düşünür ve dilbilimci
olan Nietzsch’in kaleminden çıktığını görüyoruz.
Nietzsch iyiliği irade gücü, kötülüğü
zayıflıktan kaynaklanan her şey, mutluluğu ise
gücün artma duygusu olarak tanımlarken
Hıristiyanlığın çok kötü bir şey olduğunu
vurgulamıştır. Hıristiyanlığın inandığı Tanrı’yı
ise hastaların Tanrı’sı Çarmıhtaki Tanrı diye
alay ederek ifade etmiştir.
İnsanlar istedikleri kadar alay etsinler ama
bizim için çarmıh Hıristiyan inancının simgesi
olduğu gibi aynı zamanda İsa Mesih’te açıklanan
Tanrı görüşüdür. Hıristiyanlığın Özü de, Sözü
de, eti de, kemiği de budur. İsa Mesih’in
günahlarımızın bağışlanması için kurban
olmasından başka bir Hıristiyanlık inancı
yoktur. Çarmıhı doğru anlayan kişi Kutsal Kitabı
da İsa Mesih’i de anlamış demektir.
Mesih’in Çarmıhı insan zihni için en yüce
gerçektir. Müjdenin yani Tanrı sözünün bütün
zenginliğinin çarmıhta odaklandığını görmemek
mümkün değildir. Çarmıh İncil’deki düşüncenin
hem doruk hem de odak noktasıdır. Başka insanlar
ne görürse görsünler ama bizler Hıristiyanlar.
Çarmıha baktığımız zaman ne görüyoruz? Önemli
olan bu. Sen çarmıha baktığın zamana gururunun
kırıldığını, umutlarının canlandığını,
suçlarının silindiğini ve sendeki Mesih’in
sevgisinin alevlendiğini görüyor musun?
2- TANRI’NIN ÇARMIHA BAKTIĞI ZAMAN GÖRDÜKLERİ
Tanrı Çarmıha baktığı zaman yıllardır günah
karşısında biriktirdiği gazabın tatmin olduğunu
görüyor. Tanrı’nın günahtan nefret ettiğini
biliyoruz. Bu böyle olmasaydı günahtan hoşlanan
onu pek ciddiye almayan bir Tanrı söz konusu
olurdu. Günah çok kötü bir durum olduğu için
Tanrı’nın kendiside Kutsal olduğu için günahtan
nefret ediyor. Adaletli olduğu içinde günah
karşısında hak edilen cezayı da karşılıksız
bırakmak istemiyor. Tanrı insanı sevdiği için
nefret ettiği eylemi yani günahı bağışlamak
istedi. Ama adil olduğu için bunu cezasını
uygulamadan yapamazdı. Tanrı asırlardan beri
işlenen günahlardan dolayı duyduğu gazabı İsa
Mesih’in üzerine döktü. Romalılar 3:25-26
Bu yüzden Tanrı Çarmıha baktığı zamana artık
günahların af olunduğunu bağışlandığını görüyor.
Bu demek oluyor ki İsa Mesih’in Çarmıhtaki
eylemi bizim için bir kefaret bir bağışlamalık
oluyor. Yani İsa bizim için kendisini bir kurban
kuzusu olarak sundu. Eski Antlaşmaya
baktığımızda insanların işledikleri günahlar
karşısında değişik bağışlamalık kurbanlar
sunduklarını görüyoruz. Aslında bu kurbanların
hepsi İsa Mesih’i işaret ediyordu. Tanrı ta
başlangıçtan beri İnsanın günahının kurban ile
ortadan kalkacağını göstermişti. Hatta Kutsal
Kitaba baktığımız zaman Tanrının Kendisinin ilk
kurbanı kestiğini görüyoruz. Yaratılış 3:21
Adem ile Havva’nın incir yaprakları ile
utançlarını örtme çabalarına karşı Tanrı’nın
çözümü Kurban idi.
İşte bu yüzden İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcı
olarak kabul etmeyen insanlar onun sağladığı
kefaretten alamayan insanlar ne yapıyorlar?
Günahlı ve kirli oldukları için Kutsal Tanrı’ya
ulaşamıyorlar. Ve Kendi eylemleri ile
ulaşacaklarını zannettikleri için iyi olmaya
çalışıp sadaka verip dindar eylemlerde
bulunuyorlar. Bu eylemler Adem ile Havva’nın
ürettiği çözüme benziyor. Yani insanlar incir
yaprakları ile utançlarını örtebileceklerini
zannediyorlar. Ama bu imkansız İnsan Tanrı’nın
kurban aracılığı ile sağladığı İsa’nın doğruluk
kaftanını giymedikçe o utancını örtemeyecek.
Oysa ki Tanrı insanın bu utancını örtmesi için
bir sağlayışta bulundu. Aynı İbrahim’in oğlunu
kurban etmek üzere iken sağladığı kurban gibi
Tanrı’da oğlu İsa Mesih’i Kurban olarak gönderdi
ve bunu da sevgisinden dolayı yaptığını söylüyor
İncilin 1.Yuhanna Bölümü bunu çok güzel ifade
ediyor. 1.Yuhanna 2:1-2; 4:8-10
3- ŞEYTAN’IN ÇARMIHA BAKTIĞI ZAMAN GÖRDÜKLERİ
Şeytan çarmıha baktığı zaman laneti görüyor.
Artık lanetin olmadığını İsa’nın aracılığıyla
lanetin kırıldığını görüyor. Galatyalılar
3;13-14 Bunu söylüyor. İsa Mesih bizi lanetten
kurtardı ama bunu nasıl yaptı? Tabi ki kendisi
bizim yerimize lanetlenerek İsa Mesih çarmıha
asılarak lanetlendi çünkü yasada ağaca asılarak
öldürülen kişi lanetlidir deniliyordu. Asılan
kişi Tanrı tarafından lanetlenmiştir.
Elçiler bu yasadan dolayı İsa’nın Tanrı’nın
laneti altında can verdiğini biliyordu. Ve bu
yüzden özellikle Kutsal Kitap’da bu konu üzerine
durdular. Çünkü onlar İsa’nın lanet altında
ölmesinden utanç duymuyorlardı. Çünkü hiçbir
şekilde bunu hak ettiğini düşünmüyorlardı.
İsa’nın çarmıhtaki taşıdığı lanet bizim
lanetimizdir. Aslında o laneti sen ve ben
taşımalıydık ama İsa ne yaptı? O laneti kendi
üzerine aldı. Senin ve benim günahlarıma karşı
öldü ve 3. gün görkemle dirildi. Hem çarmıhtaki
ölümü hem de dirilişi ile ölümü yendiğini ölümün
artık onun üzerinde ve ona inananların üzerinde
etkin olmayacağını gösterdi. [1. Korintliler
15:54-57] Ve böylece bizim üzerimizdeki lanet
çarmıhta kırılmış oldu, yani yok edildi.
Hamdolsun bu yüzden şeytan denilen o eski yılan
çarmıha baktığı zaman lanetin artık olmadığını
görüyor. Lanet yerine artık bereket aktığını
görüyor. Ölümle artık zafere ulaşamayacağını
görüyor.
Gördüğümüz gibi İsa Çarmıhta Şeytanı etkisiz
hale getirdi yani onun başını ezdi İsa Çarmıha
gerildiği zaman o haçta bizim gözlerimizle
görmediğimiz bir çok şeyi yendi. Günahları
sildi, laneti kırdı, şeytanın başını ezdi ve
Tanrı’nın gazabını yatıştırdı.aslında çarmıha
baktığımızda bize kötü bir şey oluyormuş gibi
geliyor, öyle görünüyor. Fakat aslında çarmıhta
çok iyi şeyler oluyor. Tanrı’nın bereketi İsa
Mesih’ten sana doğru akıyor.
4- ŞEYTAN VE BİZİM ORTAK GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY
Biz ve şeytan çarmıha baktığımızda gördüğümüz
bir şey daha var. Aynı şeyi görüyoruz ama
duygularımız farklı oluyor. Bu gördüklerimizden
şeytan nefret ediyor ama biz seviniyoruz. Nedir
bu? Yeşaya 49:15-16 evet Şeytan bundan
nefret ediyor biz ise seviniyoruz çünkü bizim
adımız Tanrının avuçlarında yazıyor. Bu ayetler
bana çok teşvik veriyor çünkü Tanrı’nın elinde
olmak kadar başka bir şey insana güven verebilir
mi? Kesinlikle hayır. Çünkü sizi Onun elinden
hiç kimse alamaz. Geçen gün Vahiy dersini
çalışırken de size verdiğim bir örnek vardı. Biz
küçükken Babam avucuna şeker koyardı kardeşlerim
ve ben babamın avuçlarını açmaya çalışırdık
bazen açamazdık ama bazen kardeşim babamı
gıdıklar bizde avucundaki şekeri alırdık. Belki
sizde Babamın avucunu açıp şekeri alabilirsiniz.
Ama Göksel Babamın avucunu açmak ve adımı oradan
silmek mümkün değildir. Çünkü buna kimsenin gücü
yetmez. Bu yüzden İsa sizleri ve Beni çarmıhın
izleri ile avuçlarına nakşetti. Sizi oradan
Tanrı’nın elinden birinin alması mümkün mü? İsa
mümkün olmayacağını söylüyor. Yuhanna
10:27-30
Demek ki ben bir Mesih imanlısı olarak çarmıha
baktığım zaman çarmıhın aynı zaman da benim
kurtuluşum için de bir güvence olduğunu
görüyorum ve Bu güvence karşısında ben
sevinirken şeytan bundan nefret ediyor. Beni
Tanrıdan kurtaramayacağını biliyor Çünkü Bendeki
kutsal Ruhun Mührünü oda görüyor ama yinede beni
günaha düşürmek sizinle ve benimle uğraşmak onun
hoşuna gittiği için günaha düşürmek için
peşimizi bırakmıyor.
Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü |