|
Çöl düşüncelerine devam ediyoruz. Bu hafta 4.
Yanlış Çöl Düşüncesine bakacağız. İsrail
halkının normalde 11 günde alacakları yolu neden
40 yılda aldıklarını konuşmaktayız. En azından
10 tane yanlış tutum ve düşünce ile
karşılaşıyoruz. Bu yanlış olan düşüncelerden
dördüncüsü.
SIZLANMA, HATA BULMA VE ŞİKAYET ETME
Zor anlardaki tutum ve davranışlarımız Tanrı’yı
yüceltene dek içinde bulunduğumuz durumdan
kurtulamayız. İşte bu yüzden Tanrı’ya övgü
kurbanları sunmayı öğrenmeliyiz. Şimdi bir ayete
bakalım 1. Petrus 2:19 diyor ki
“Haksız yere acı çeken
kişi, Tanrı bilinci ile acıya katlanırsa,
Tanrı’yı hoşnut eder.” Aramızda hiç
kimse haksız yere acı çekmek istemez değil mi?
Bu ayetleri anlamak çok zor okumaya devam edelim
20. Ayet şöyle diyor.
“Çünkü günah işleyip
dövüldüğünüzde dayanırsanız, bunlarda övülecek
ne var? Ama iyilik edip acı çektiğinizde
dayanırsanız, Tanrı’yı hoşnut dersiniz.”
Bu ayeti doğru olarak anlamakta uzun süre zorluk
çektim. Çünkü Tanrımız sevgi Tanrısıdır. O halde
O benim iyiliğimi ister neden acı çekmemi
istesin ki eğer haksız yere acı çekersem Tanrı
neden bundan hoşnut olsun? Sanki 21. Ayet
durumu daha da zorlaştırıyor.
“Nitekim bunun için
çağrıldınız. Mesih izinden gidesiniz diye
uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.”
Çekilen acı yada çektiğimiz acı Tanrı’yı
yücelten şey değildir. Çünkü Tanrımız bir
psikopat değildir ve acı çektirmekten hoşlanmaz.
Fakat acı çekilen anlarda Tanrı’ya yakışır.
Tavır ve tutumda olmak Tanrı’yı yüceltir. Bunu
anladığım zaman bu ayetlerinde anlamını anladım.
İsa hak etmediği birçok şeyden geçti. Fakat her
birinde doğru birer tutumu ve tavrı vardı.
İsrail halkı çölde 40 yıl kaldı çünkü şikayet
etmekten hiç vazgeçemediler. Doğru bir tutumla
bir şeyler yapmayı hiç öğrenemediler. İnanıyorum
ki bizimde öğrenmemiz gereken en önemli
şeylerden birisi budur. Milyonlarca Mesih
imanlısı bu denenmeden geçemiyorlar. İsa
görkemli bir şekilde acı çekti şikayet etmedi,
ne olursa olsun Tanrı’ya güvendi ayrıca zor
anlarda dilini de kontrol etti. Sessizce acı
çekmeyi öğrendi. İman hayatımda zor anlardan
geçerken ağzımı kapalı tutmanın en iyi şey
olduğunu öğrendim. Çünkü bu gibi anlarda aklıma
söyleyecek hiç iyi bir şey gelmiyor
Bazen en büyük sorunumuz çok konuşmak olur.
Sadece çok konuşmakla kalmayız sorunlarımız
hakkında çok konuşuruz. Şeytanın yaptıkları
hakkında o kadar çok konuşuruz ki oysa bunlar
Tanrı’nın yapabilecekleri yanında önemsiz kalır.
Hatta bazen Tanrı’nın yaptıklarından daha çok
Şeytanın yaptıklarından konuşuyoruz. İşaya
53:7 ayet diyor ki
“ O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını
açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, kırkıcıların
önünde sessizce duran koyun gibi açmadı ağzını.”
İsa zor dönemlerden geçerken ağzını açmadı. İsa
sözlerin gücünü biliyordu. Yanlış zamanda yanlış
söyleyeceği bir sözle kurtuluş planının
mahvolacağını biliyordu. Bu yüzden yanlış olanı
söylemek yerine ağzını kapalı tutmasının doğru
olacağını biliyordu.
Öğrendiğim bir şey var. Eğer kederli ve üzgün
isem ağzımı açıp içimi dökersem rahatladığımı
hissediyorum ama ağzımı kapalı tutarsam bana acı
veriyor. Ağzımı kapalı tutmak daha zor. Ama
Tanrı bizden bunu yapmamızı istiyor ve zor
dönemlerde zor olanı yaptığım zaman, ne dediğimi
hatırlayın zor dönemlerde zor olanı yaparsak
karakterimizi geliştiririz, olgunlaşır ve
Tanrı’da büyürüz. Eğer İsa gibi olmak
istiyorsam, eğer sizde İsa gibi olmak
istiyorsanız zor zamanlarda ağzımızı kapalı
tutmayı öğrenmeliyiz. Eğer iyi bir şey
söyleyemeyeceksek hiçbir şey söylemeyelim daha
iyi.
Yuhanna 14:30
"Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü
bu dünyanın egemeni geliyor. Onun benim üzerimde
hiçbir yetkisi yoktur.” Benimle ortak
olan hiçbir şeyi yoktur. İsa demek istiyor ki
Benim içimde O’na ait olan hiçbir şey yok ve
benim üzerimde Onun hiçbir yetkisi yok İsa zor
anlara yaklaştığını biliyordu. Çarmıha gerilme
zamanıydı. Bunun zor olacağını biliyordu. Yanlış
olanı söylemek için kışkırtılacağını biliyordu.
Ve öğrencilerine önceden bildirdi ki bu andan
itibaren pek bir şey söylemeyeceğim Şeytanın
benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur ve bende
ona hiçbir yetki vermeyeceğim. Yanlış
sözlerimizle Şeytana yetki veriyoruz kendi
yaşantılarımızda. Yaşam ve ölüm gücünün
dilimizde olduğunu hatırlayın. Bazen zor
anlardan geçerken suskunlaşırım. Arkadaşlarım
falan bana neden suskunsun bir şey mi var diye
sorduklarında onlara sadece zor anlardan
geçiyorum bu yüzden suskunum derim.
Kardeşler her zaman aynı şekilde davranmayı ve
kalmayı öğrenmek çok önemli. Mesih’in bedeninde
en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden bir tanesi
devamlılıktır. Pek çoğunuzda Tanrı'nın verdiği
doğa üstü Ruhsal armağanlar var. Yeteneğiniz
var. Tanrı kendi yeteneğini size verdi. Fakat bu
yetenek devamlılığı sağlayana dek dışa
vurulamayacaktır. Yeteneğin devamlılık
aracılığıyla dışa vurulduğunu her zaman
hatırlayın.
1 Petrus 4:19
"Bunun için, Tanrı'nın isteğine uygun olarak
elem çekenler, iyilik yaparak canlarını
güvenilir Yaradan'a emanet etsinler."
Bunun için Şöyle düşünelim bazen bankaya para
yatırmaya gittiğimde bankada kuyruk beklememek
için dışarıdaki makinaları bankamatikleri
kullanıyorum. Gidiyorum paramı zarfa koyup
yatırıyorum ve ondan sonra hiç düşünmüyorum bile
eğer bankaya bu şekilde güveniyorsam Tanrı’ya
neden güvenemeyeyim yada hiç tanımadığımız
şoförün dolmuşuna biniyor ve canımızı ona emanet
ediyoruz. Peki şoföre böyle güveniyorsak
Tanrı’ya neden güvenmeyelim. [Dala tutunan adam]
Her sabah dua ederken kendimizi Tanrı’ya emanet
etmeliyiz. O gün kendi işlerimizi yapmalıyız. Ve
ne olursa olsun Tanrı’nın her şeyi kontrol
ettiğine güvenmeliyiz.
Doğru bir tutumla acı çekmeyi öğrenmeliyiz her
gün mükemmel bir gün için plan yaparım ama hemen
hemen her gün bir yönden planlarım bozulur. Her
şey bizim istediğimiz gibi gitmez. Fakat Kutsal
Kitap Romalılar 12. Bölümünde adapte olmayı
öğretir bize kendimizi başka insanlara ve
etrafımızda olup bitenlere adapte olmamızı
öğretir. Bunu öğrenmeden önce sık sık moralim
bozulurdu. Bir planım vardı planım işlemediğinde
moralim bozuluyordu. Kısaca Şeytan benim
duygularımı kontrol ediyordu moralimi bozmak
için yapması gereken tek şey beni güç bir duruma
sokmaktı. Karakterimdeki bu zayıflıktan dolayı
esenlik ve sevinç olmuyordu içimde ama
devamlılığı sağladığım da işte o noktada Şeytan
kontrolden çıktı. Ondan sonra hemen hemen her
zaman esenlik ve sevinç içindeyim
Sızlanma, hata bulma ve şikayet etme konularıyla
ilgili birkaç ayete bakalım. Filipililer 4:6 bu
ayetleri okumadan önce şunu söyleyeyim bütün
yüreğimle inanıyorum ki şikayet etme en büyük
sorunlarımızdan biri küçük basit bir şeymiş gibi
görünmesine rağmen çok büyük bir sorun aslında.
Çünkü Tanrı ağızlarımızı şikayet etmemiz için
vermedi. Ağzımızı O’nu yüceltmemiz için verdi.
Filipililer 4:6’yı okuyalım
“Hiç kaygılanmayın;
her konuda ki dileklerinizi, Tanrı’ya dua edip
yalvararak şükranla bildirin.” Her durumda, her
konuda diyor dikkat edin. Şükranla bildirin.
Vurgulayalım bunu şükranla bildirin. İnsanlar
sık sık daha fazla bir şeylere sahip olmak için
dua ederler ve sahip olduklarından şikayet
ederler bir anlamda bir şeylere daha fazla sahip
olmak için dua ettiğim zaman;
Tanrı şikayet ediyorsak bize bir şey göstermek
istiyor diyor ki şu anda sahip olduğun hakkında
şikayet ediyorsan niçin sana daha fazlasını
vereyim. Düşünüyoruz ki Tanrı bizim içimizdeki
durumu düzeltirse artık şikayet etmeyiz ama eğer
sahip olduğumuz yanlış bir tavır ve tutumsa bu
tavır ve tutum içimiz dedir. Neye sahip olursak
olalım ortaya çıkacaktır. Bu yüzden Tanrı bize
daha fazlasını vermeden önce tavır ve
tutumlarımızı değiştirmek ister. Daha fazla bir
şeyleri duayla isterken öncelikle
yaşantılarımızda sahip olduklarımız için şükran
dolu olduğumuzdan emin olmalıyız.
Filipililer 2:14 ayete bakalım şimdi.
“Her şeyi
söylenmeden ve çekişmeden yapın.” Ayet bazı
şeyleri demiyor her şeyi diyor. Bu her şeyi
sözcüğü büyük bir sözcük. Mezmur 34:1
“Her zaman
Rabbe övgüler sunacağım der. O’nun övgüleri
daima ağzımda olacak” diyor. 14. Ayet şunu
söylemek istiyor. Söylenip çekiştiğimizde
aslında bunu Tanrı’ya karşı yapıyoruz demektir.
Bazen diyoruz ki Tanrım inanıyorum ki sen her
şeyi kontrol ediyorsun. Sana güveniyorum ve
biliyorum ki her şey senin elinde birkaç dakika
sonra Tanrı’nın yaptığı şeyden hoşlanmıyoruz.
Şikayet etmekten vazgeçmeliyiz artık. 15.Ayet
ise neden şikayet etmememiz gerektiğinin önemini
vurgular. 15. Ayet
“Yaşam sözüne sımsıkı
sarılarak aralarında evrendeki yıldızlar gibi
parladığınız bu eğri ve sapık kuşağın ortasında
kusursuz ve saf Tanrı’nın lekesiz çocukları
olasınız.” Dikkat edin evrendeki yıldızlar gibi
parladığınız bu eğri ve sapık kuşağın ortasında
diyor ayette diğer kişiler gibi davranmamamızın
önemi burada açıkça görülüyor. Herkes tarafından
okunan diri mektuplar olmalıyız diyor Pavlus 2.Korintliler 3:2-4
"2 Bütün insanlarca bilinen ve
okunan, yüreklerimizde yazılı olan mektubumuz
sizsiniz. 3 Hizmetimizin sonucu olup mürekkeple
değil, yaşayan Tanrı'nın Ruhuyla, taş levhalara
değil, insan yüreğinin levhalarına yazılmış
Mesih'in mektubu olduğunuz açıktır. 4 Mesih'in
sayesinde Tanrı'ya böyle bir güvenimiz vardır."
Tanrı’nın davrandığı gibi davranarak Tanrımızın
iyi olduğunu insanlara kanıtlamalıyız.
Eğer bir din mensubu olup bizi seyredenlerden
farklı yaşamıyorsak onları etkileyemeyiz. İncil
onları meyvelerinden tanıyacaksınız diyor. Ve
bugün içinde yaşamakta olduğumuz dünyada herkes
her şeyden şikayet ediyor. İnsanların şikayet
ettiğini duymadan bir yere gitmek neredeyse
imkansız. Tanrı inanlıların dünyada ışıklar gibi
olmasını istiyor. Karanlık dünyada parlamalarını
istiyor. Eğer herkesin şikayet ettiği bir yerde
çalışıyorsanız bu şikayetlere siz katılmayın.
Patronunuz hakkında söylenip durmayın. İçinde
bulunduğunuz durum hakkında olumlu şeyler
söyleyin. Belki işinizin her yönünü
sevmeyebilirsiniz. Ama bir işiniz olduğu için
Tanrı’ya şükredebilirsiniz. İşi olmayan ve sizin
işinize sahip olmak isteyen bir çok insan
vardır.
1.Korintliler 10:9-11 Bu ayetler şikayet etmenin
tehlikeli olduğunu bize öğreten çok güçlü
ayetlerdir. Bu ayetler bana Tanrı korkusu
vermiştir. Çünkü şikayet aracılığıyla şeytana
kapı açtığımızı gösterir bu ayetler. 9. Ayet
“Yine bazıları gibi Rabbi denemeyelim. Böyle
yapanları yılanlar öldürdü.” Bu sözler bize
Tanrı’nın iyi olduğunu ve O’nun iyiliğini
sınamamamız gerektiğini öğretir. Şikayet etmek
yerine Tanrı’nın iyiliğinden söz etmeliyiz.
İsrail halkından söz ediyor bu ayetler ve
onların şikayet etmelerinden dolayı pek çoğunun
zehirli yılanlar tarafından öldürüldüğünü
söylüyor.
10. Ayet “Kimileri gibide söylenip durmayın.
Söylenenleri ölüm meleği öldürdü.” Acaba
yaşantılarımızda kendi kendimize neden olduğumuz
ne kadar sorunla karşılaşıyoruz. Şikayet
aracılığıyla kendi sorunlarımızı yaratıyoruz.
Sorun hakkında şikayet ettiğimizi düşünüyoruz
ama gerçekte söylenip durmakla sorunu daha da
kötüleştiriyoruz. 11. Ayet şöyle der;
“Bu olaylar
başkalarına ders olsun diye onların başına
geldi, çağların sonuna ulaşmış olan bizleri
uyarmak için yazıya geçirildi.” Görüyorsunuz
onların yaptıkları hataları bizim de yapmamamız
için bunlar kaydedildi.
Doğruyu söylemek gerekirse şikayet etme
karşılaştığımız en büyük denenmelerden
birisidir. Bir şeyler vermesi için Tanrı’ya dua
ediyoruz ve ondan sonra şikayet etmeye
başlıyoruz. Birisi daha büyük bir ev için dua
edebilir sonra evin temizliği hakkında şikayet
eder. Yada bekar birisi eş bulmak ve evlenmek
için Tanrı’ya yalvarır. Kısa süre sonra
Tanrı’nın kendisine verdiği eş hakkında şikayet
eder ya da insanlar çocuk isterler. Çocukları
olunca da “Rab, bu çocuklar beni çıldırtacak”
diye şikayet ederler. Bu yüzden artık şikayet
etmeyi durdurmalıyız.
1.Petrus 5. Bölüm herkesin benzeri sıkıntılardan
geçtiğini söyler. Yalnız değiliz. İmanda
sarsılmadan durmamızı ve böylece Tanrı’nın bizi
kurtaracağını öğretir. 1.Petrus 5. Bölüm iblise
karşı direnmemizi öğretir. Önceleri iblise karşı
direnmenin yaşantımdaki denenmelere karşı
direnmek olduğunu düşünürdüm. Çevremde olup
bitenlere karşı direnmek olduğunu sanırdım ama
sonunda iblise karşı direnmenin, onun gibi
davranmaya direnmek olduğunu öğrendim. Bu çok
önemli bir nokta; deneme ve sıkıntı anlarında
iken denemeye karşı direnmemiz gerekli değil,
deneme esnasında kötü davranışlara karşı
direnmeliyiz. Sabit ve devamlı olduğumuzda Tanrı
bizi kurtarır.
Filipililer 1:28
"Ancak yaşayışınız Mesih'in
müjdesine layık olsun. Öyle ki, gelip sizi
görsem de, uzakta kalsam da, sizinle ilgili
haberleri, tek bir ruhta dimdik durduğunuzu,
Müjde'de açıklanan inanç uğruna tek bir can
halinde birlikte mücadele ettiğinizi, size karşı
duranlardan hiçbir şekilde yılmadığınızı
işiteyim. Böyle davranmanız onlar için bir
belirti, kendilerinin mahvolacağını, sizlerin
ise kurtulacağını gösteren bir belirtidir; ve bu
Tanrı'nın işidir." Burada denilen deneme anında
yılmadan korkusuzca duracak olursak bu
düşmanlarımıza yaklaşmakta olan
mağlûbiyetlerinin işareti olacaktır. Tanrı için
ise bizi kurtarmasının zamanı olduğunun
işaretidir.
Ben bir Mesih imanlısıyım, bir sıkıntıdan
geçiyorum ve şeytan bana saldırmakta. Şeytan
Tanrı’nın yapmam için hazırladığı bütün işlere
sırtımı dönüp kendisiyle savaşmamı ister.
Şeytanla savaşmaya başlayınca bütün dikkatimiz
Tanrı’dan uzaklaşır. Çoğumuz için Tanrı’nın
çağrısı var fakat denenmelerden geçiyorsunuz.
Yapmanız gereken şey gözlerinizi Tanrı’ya dikili
tutup sabit ve devamlı durmalısınız. Ondan sonra
Tanrı gelecek ve düşmanınızı mağlup edecektir.
Kendi kendimize çabalamamıza gerek yok, Tanrı
gelir ve bizim için yapar bunu. Kendimizi
sürekli yorgun hissetmemizin nedenini anlamak
zor değil. Çünkü kendi savaşımızı kendimiz
savaşmaya çalışıyoruz. Oysa Tanrı bizim için
savaşmak istiyor. Halleluya, Rabbi yüceltelim!
Bizler Tanrı çocuklarıyız, bu yüzden övgü veren
insanlar olmak istiyoruz; sızlanan şikayet eden
kişiler değil.
Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü |