AnaSayfa  |  Aktiviteler  |  Linkler  |  Tanıklıklar  |  İletişim  |  S.S.S.
     
     
Menü
Ana Sayfa
Kuruluş & Tarihçe
İnanç Bildirgemiz
İbadet Saatleri
Vaazlar & Makaleler
Resimler
Kitaplık
Download
 
Haberler - Duyurular
 
 
 
 
 Kilise Bilimi

1- Kiliseyi nasıl tanımlarsınız? Bir grup imanlıyı KİLİSE yapan ana özellikler nelerdir?

Romalılar 8:9 : Kilise yeniden doğuşu almış olanlardır.

Matta 18:20 : Kilise İsa’nın adında toplanan bir topluluktur.

Bu ikisi birbirine bağlantılıdır. Yuhanna 14:17 de diyor ki “Bende Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir yardımcı, gerçeğin Ruhunu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür nede tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.” O halde diyebiliriz ki Kilise yüreklerinde Kutsal Ruh bulunduğu için, İsa’nın aralarında bulunduğu topluluktur. Sadece İsa’nın adında toplanmak yeterli değil yeniden doğuşu da almış olmak gerekiyor.

2- Kilisenin başlıca özellikleri ve hizmeti ne olmalıdır? Görevi nedir?

Ekklesia : Hepimizin de bildiği gibi İncil ilk olarak Grekçe olarak yazılmıştır ve Grekçe İncil’e baktığımızda orada kilise için kullanılan kelime “Ekklesia” dır. Ekklesia özel bir iş veya amaç için toplumun dışına çağrılmış olan topluluk anlamına gelir. Evet kilise işte budur. Kilise özel bir amaç için çağrılmış inanlılar topluluğudur. Biz bir inanlılar topluluğuyuz sen ve ben yani bu topluluk gerçek bir kilisedir bu bina değil biz topluluk olarak gerçek bir kiliseyiz ve özel bir amaç için çağrıldık.

İsa kilise hakkında bize ne öğretti. İsa’nın öğrettiği en önemli şeyler nelerdir? Kilisenin yönetim biçimi mi? Hiyerarşik yapısı mı? İbadet tarzı mı? Teolojik görüşler mi? İsa hiçbir yerde bunlardan bahsetmedi. O halde bunlar en önemli şeyler değildir. Peki öyleyse en önemli şey nedir? İsa ne öğretti.

İncil'de İsa iki yerde kilise kelimesi kullandı. O halde İsa’nın nasıl bir Kilise istediği konusunda buralara bakmak gerekli. Nerede kullandığını biliyor musunuz? Matta 16:16-20 ve Matta 18:15-20 okuyalım.

Matta 16:16-20 ve Matta 18:15-20 : İsa Mesih burada neden söz ediyor. Nasıl bir kilise istiyor? Her iki bölüme de baktığımızda ortak konu olarak ne görüyoruz? İsa bu bölümlerde kiliseye verilen yetkiden bahsediyor. Bu iki yerde İsa’nın vurguladığı ortak şey yetkidir. Hem gökyüzünde hem de yeryüzünde kiliseye verilen bir yetki var. Aslında bu iki yerde İsa kilisenin nasıl olması gerektiği konusunda bize çok güzel ve derin bir öğretiş yapıyor. Matta 16. Bölümde İsa evrensel kilisenin özelliklerinden, 18. Bölümde ise yerel kilisenin özelliklerinden bahsetmektedir. Şimdi hep birlikte bu özelliklere bakalım İsa hem evrensel, hem de yerel kilise için neler söylüyor. İlk önce evrensel kiliseye bakalım.

Matta 16:16-20

a- Topluluğun özelliği : Özellikle ilgili bir şey veriyor mu? Veriyor nedir bu özellik Kilise Mesih ve İncil merkezli olacak diyor. Nereden anlıyoruz bunu? İsa Petrus’a ne diyor? 18. Ayet “Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek.” Şimdi bu ayeti biraz açalım

Kilise kime aittir? İsa’ya çünkü ne diyor? “Ben Kilisemi” diyor. Yani kilisenin kendine ait olduğunu belirtiyor.

Kiliseyi kuran kim? İsa çünkü ne diyor ayette? “Ben kuracağım” bir insanın inisiyatifi ile değil Ben kuracağım diyor. Bu ayetlerden görüyoruz ki kilisenin özelliklerinden biri Mesih merkezli olmalı.

Kilisenin temeli ne olmalı? Matta 7:24-28 okuyalım. Buradaki kaya nedir? İsa’nın sözleri Temel Elçiler ; Efesliler 2:20-22, Vahiy 21:14 ve 1.Korintliler 3:11 aynı zamanda 2.Petrus 3:2 ve Yahuda 17 ayetlere baktığımızda bütün bu ayetleri şöyle toplayabiliriz.

Kilisenin temeli: Mesih İsa’nın elçileri aracılığıyla verdiği buyruklardır. Bizler bu buyrukları nerede bulabiliyoruz? İncilde değil mi? O halde bu ayetlerde çıkardığımız sonuç Kilise İncil merkezli olmalıdır.

b- Yetki : İsa burada ne tür bir yetkilerden bahsediyor? Ölüler diyarı üzerine, anahtar ve bağlayıp çözme yetkisi veriliyor. Bunlara bakalım şimdi.

Ölüler diyarı yetkisi : Kime veriliyor? Kiliseye ona karşı direnemeyecek” derken İsa herhangi birinden bahsetmiyor kiliseden bahsediyor.

Anahtar ve Bağlama çözme yetkisi : Kime veriliyor? Petrus’a değil mi burada daha çok elçisel yetkiden bahsediyor. Sadece elçilerin sahip olduğu yetkiden. İsa’nın verdiği bu yetkiye sadece Petrus sahipti bu İsa’nın Petrus’a verdiği özel bir yetkiydi. Bazı çevreler hala bu yetkinin devam ettiğini söylüyorlar ve buna göre bir sistem koyuyorlar Katolikler ve Papa bunun en güzel örneğidir. Papalık buradan geliyor. Katolikler Petrus’a verilen bu yetkinin Papa dada olduğuna inanıyorlar. [Rahip ve Papa ve anahtar fıkrası: anahtar bende ama Martin LUTHER kilidi değiştirdi.] bu yetki sadece Petrus’a verilen özel bir yetkiydi. İncil'e baktığımızda bunu görebiliriz. Elçilerin işlerine baktığımızda Müjdecilik anahtarını ilk olarak Petrus’un açtığını görebiliriz.

Yahudilere => Pentikost gününde [Elç. İş 2:14-42]

Samiriyelilere => İlk olarak Filipus’u gönderiyor. Oradakiler Tanrı sözünü duyunca iman ediyorlar ama Petrus onların yanına gidince Kutsal Ruh’u alıyorlar. [Elç.İş 8:4-17]

Diğer Uluslara => İlk olarak Yahudiler haricinde diğer uluslardan İman eden Kimdi? Kornelyus kendisi bir yüzbaşı idi ve O’nunla konuşan İlk Kim oldu? Petrus, Tanrı Petrus’a bunu bir görüm aracılığıyla açıkladı. Petrus gitti ve Müjdeyi duyurdu. [Elç. İş 10:44-48]

Ölüler diyarı üzerine bu ne demek? Müjdeleme ruhsal olarak ölü olanlara kurtuluşu duyurmaktır. O halde Kilisenin başlıca hizmet görevi Müjdeciliktir.

c- Topluluğun başlıca hizmet görevi : Yayılmacı bir kilise olmalı. Rab İsrail oğullarının yayılmasını istemedi. Ama kilisesinden Yayılmasını istedi.

Matta 18:15-20 Şimdi İsa’nın yerel kiliseler hakkında bize ne öğrettiğine bakalım. Yerel kiliselerin özellikleri nasıl olmalı? Bu ayetlere baktığımızda yine önemli üç nokta görüyoruz.

a-) Düzen topluluğu : 1. Korintliler 14:33 ve 39-40 ayetlerine de baktığımızda yerel kilisenin en önemli özelliği düzeni korumak olmalı, düzeni korumak için düzeni bozanı uzaklaştırmak gerekli tabi ki bu uzaklaştırmanın adımları var hemen olmaz uzaklaştırmak son aşama olmalı. Uzaklaştırmanın amacı o kişiyi tövbeye teşvik etmek ve kazanmaya yöneliktir.

İsa yerel kiliseden bahsettiğinde özellikle düzene önem verdi. Çünkü kilisenin başı boş bir topluluk olmasını istemedi. Demek ki ilk olarak müjde yaymalı ve daha sonra imanlıları düzenli bir şekilde birleştirmemiz lazım.

b-) Topluluğa verilen Yetki : “Bağlama ve çözme yetkisi” = “Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.” Bu ayetlerden görüyoruz ki bağışladığımız kişinin Rab tarafından da bağışlandığı anlamına geliyor. Bağışlamadığımız disiplin uyguladığımız kişiye Rab tarafından da disiplin uygulandığı anlamına geliyor.

Matta 16. Bölümdeki biraz farklı bu daha çok elçilere verilen özel bir yetki idi ve bunları görüyoruz. Örneğin Hananya ve Safira örneğine baktığımız zaman Petrus’un onları nasıl bağladığını görüyoruz.

Matta 18. Bölümde ise kiliseye verilen yetkiden bahsediyor. Ve bu yetkinin disiplin yetkisi olduğunu görüyoruz. Disiplin derken olumsuz yönden bakmamak lazım, disiplinin sadece cezalandırma değil düzeni korumak, kiliseye bir düzen kazandırmak ve kardeşlerin birbirleriyle geçinmesini sağlamak amacı olduğunu da görmeliyiz. Matta 18. Bölümün konusu vurgusu nedir. İsa’nın vurgusu bağışlama üzerindedir. Bu yüzden disiplin sadece bağışlamanın ve kardeşleri kazanmanın yani bağlamanın ve çözmenin bir aracıdır.

Cemaate günahları bağışlama yetkisi veriyor. Buda disiplin uygulayarak ve tövbeye getirerek oluyor. Yani Rab diyor ki bu doğrultuda alacağınız kararı bende gökyüzünde alacağım demek istiyor. Yuhanna 20:23’te daha çok bu doğrultuda oluyor. Ne diyor. “Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış olur; kimin günahlarını bağışlamazsanız, bağışlanmamış kalır.” Kiliseye böyle bir yetki vermiş oluyor.

Bazıları bu bağlama ve çözmeyi şeytanı bağlayıp, insanları çözme olarak anlıyor. Bu anlamda vardır tabi ki çünkü İsa Markos 3:27’de ne diyor. “hiç kimse güçlü adamın evine girip malını çalamaz. Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir.” Burada şeytandan bahsediyor. Şeytanın güçlerini bağlamaktan bahsediyor. Bu anlamda vardır.

“Putperest yada vergi görevlisi say” Bu ifadenin en açık anlamı ona topluluk alanının dışında biri olarak bakılmasıdır. Bir inanlı gibi yaşamıyorsa da bir inanlı olabilir. Ve bu nedenle ona göre davranılmalıdır. O kişi hala evrensel toplulukta olmasına rağmen yerel topluluğun ayrıcalıklarından yoksun kalmalıdır. Böyle bir disiplin ciddi bir harekettir. Ve kişi bir süreliğine şeytanın gücüne İsa’nın gününde ruhunun kurtulması için teslim edilir. Bunun amacı onu kendine getirmek ve günahını itiraf etmesini sağlamaktır.

Dua ve disiplin 1. Korintliler 5:1-5 : Şeytana teslim edin derken Pavlus burada ne söylemek istiyor. Şeytana teslim etmek demek ; kilise bir kalkan gibidir. Dışarıdan gelebilecek şeytanın saldırılarını püskürtmek için bir güç birliğidir. Bir atasözü var “birlikten kuvvet doğar” ve “sürüden ayrılanı kurt kapar.” denir ya; bu da tıpkı bunun gibi. Şeytana teslim edin derken, O kişiyi bu kalkanın dışında bırakın ki topluluktan uzak kalmanın ne olduğunu anlasın. Evden ayrılan oğul evden gidince ne dedi. Luka 15:17-19 eğer topluluğa böylesine zarar veren kişi hala toplulukta tutulursa ve bir yaptırım uygulanmazsa sonra bütün beden zarar görür. İsa böyle bir durumda olan kişiyi uzaklaştırın diyorsa bu yapılmalıdır. İsa’dan daha merhametli olmaya çalışmak aslında aptallık oluyor.

c-) Birleştirici : Yeni imanlılar katmak ve birbirimizi birleştirmektir. Evrensel kilisenin özelliği yayılmaktır. Yerel kilisenin özelliği ise birleştirici olmasıdır. Nasıl birleştirici olabiliriz

Matta 28:18-20 : Burada da kilisenin kültür ötesi özelliklerini görüyoruz.

a Giden bir topluluk; engelleri ve hudutları aşar...

b Topluluğa verilen yetki ; Ulusları bereketlemek...

c Bina etmek; Yetiştirmek, Vaftiz etmek, öğretmek, uygulamak...

SONUÇ : Bütün bunlara neden değindik? Kilisenin mucidi İsa’dır. İsa hep bu gördüğümüz şeylere dikkat etti ve böyle tasarladı Kilise için olan planını. Bizim bu gün İsa’nın bu öğretilerine bakmamızın sebebi İsa’yı örnek almak ve aynı şekilde bizimde yapmamız. [Bütün konuları özetle Ödev : Elçilerin İşleri okunacak ve elçilerin kiliseyi nasıl kurduğuna bakacaksınız. Ayetler bularak bu bölümden kilisenin etkinlikleri nelerdir? Yönetim organları nelerdir? Kilisenin hizmet alanları nelerdir? Önderlerin yetkisi neye dayanır? Bunları bulmaya çalışacaksınız.]

KİLİSE TOPLULUĞUNUN GENEL YAPISI

A. Diğer uluslardan ilk kilise [Elç. İş. 10] : Yüzbaşı Kornelyus ve ev halkı

B. İlk uluslar arası Kilise [Elç. İş. 13:1-3] : Hepsi farklı yerlerdendi. Barnaba Kıbrıslı idi, Niger Afrikalı zaten ismi zenci anlamına geliyor, Lukius Libyalı, Menahem Romalı, Saul Tarsuslu ve Roma vatandaşı idi.

C. Müjdeci etkinliklerden oluşan kilise [Elç. İş. 14:22-23] : Önce müjdeyi yayıyorlar sonra müjdeyi yaydıkları yerlerde kilise kurarak başlarına önderler atayıp Rabbe emanet ediyorlar.

1- Kilise Üyeleri : Kilise ve toplum ayrı şeylerdir. Kiliseye ait olmak için Ruhtan doğmak gereklidir. Kilisemizde bir üyelik sistemi varmı dır, yoksa her gelen bizden mi sayılır? Üyelik sistemi var. İncil!de bu üyeler hakkında ne öğreniyoruz? Üyeler arasında bir kademe var mı? Bir hiyerarşi söz konusu mu? Hizmet olarak var. Ama Ruhsal olarak yok. Kilisede kim daha değerli? Önder mi en son Rabbe gelen kişi mi? Hepsi eşit ve Ruhsal kardeştir. Ruhban sınıfı yoktur. Hepsi eşit haklara sahiptir ve kardeştir. Çünkü kişi ruhsal olarak yeniden doğduğunda bir beden olmak üzere bütün imanlılarla aynı Ruhla vaftiz edilir.

1 Korintliler 12:13 :

Burada iki sosyal durumu karşılaştırıyor:

İster Yahudi ister Grek ne demek?
Hem Tanrı’nın halkından hem başka uluslardan, yani hangi milletten olursan ol.

İster köle ister özgür ne demek?
Toplumun hangi sınıfından olursan ol.

Kaçımız bedene dahil edildik? Hepimizi bedene dahil eden anahtar nedir?
Aynı Ruhta vaftiz olmak aynı ruhta vaftiz olmadıysak bedenin bir parçası değiliz dolayısıyla eşitte değiliz. Ama aynı ruhtan içtiysek hepimiz aynı bedenin üyeleriyiz.

Vaftiz kelimesinin anlamı nedir?
Grekçe Babtizio’dan gelir. İçine konmak veya aşılanmak anlamı taşır. Dolayısıyla burada denilen şey biz Kutsal Ruhun içine konduğumuz için Ona yapıştığımız için Kutsal Ruha yapışan herkesle bir oluyoruz.

Galatyalılar 3:8 :

Burada hangi durumlarda ayırımlar ortadan kalkmıştır?
Yinede Yahudi Grek, özgür köle ve ek olarak erkek ve kadın arasında. Bu demek oluyor ki hepimiz eşitiz. Mesih’te milliyet ayırımı yok, Toplumsal statü ayırımı yok, cinsiyet ayırımı yok. Hepimiz Mesih İsa’da biriz. Dolayısıyla kilisenin gücü tabandan kaynaklanır yani kilisenin üyelerinden.

Katolik kilisesinin gücü nereden kaynaklanıyor?
Tavandan yani tepeden. Ama bu ayetlerde gördüğümüze göre tabandan cemaatten her bir üye söz hakkına sahiptir. Katolik kilisesinde ise farklı. [Sadece daha iyi anlamanız için Katolik kilisesi öğreneğini veriyorum] Katolik kilisesinde her üye söz hakkına sahip mi? Ve kilisenin iç işlerine karışabilir mi? Hayır.

a-) Her imanlı bir yerel topluluğun bünyesine dahil olarak imanın sorumlulukları ile ayrıcalıklarını o topluluğa bağlı kalarak üstlenir. Bu yüzden imanlı tek başına ruhsal olarak büyüyemez gelişemez ve iyi bir şekilde yaşayamaz. Mesih’te isek kilisede olmalıyız. Ben İsa’ya iman ediyorum ama kiliseye gitmeye ihtiyacım yok diyen kişi kendi kendine kandırır. Mesih’te isek kiliseye gelmem diyemeyiz. Bu mümkün değil. Bu şuna benzer bu çay hem sıcak hem soğuktur der gibi. Mesih’te isek kilisede olmalıyız. Ama kilisede isek Mesih’te olmak zorunda değiliz.

b-) Hiçbir ruhban sınıfın aracılığı olmaksızın her üye duayla Tanrının huzuruna çıkabilir. Dua etmek, ibadet etmek, günah çıkartmak için bir papaza ihtiyaç yok. Ruhban sınıfına gerek yok. Hiçbir aracıya ihtiyacımız yok. Zaten bir aracımız var, İsa.

Efesliler 2:18-19 :

Tanrı’nın huzuruna bizi çıkaran anahtar nedir? Papaz mı? Ruhban sınıfı mı?
Hayır. Nedir o zaman? Aynı ruhta, yani Ruh aracılığıyla Tanrı’nın huzuruna çıkabiliriz.

Eskiden Tanrı’nın huzurunu simgeleyen en kutsal yere kaç kişi girebilirdi?
Bir kişi.

Yılda kaç defa girebilirdi?
Bir kez. Aynı zamanda dünyada tek bir kişi yılda tek bir defa Tanrı’nın huzurunu temsil eden yere girebilirken şimdi hepimiz Ruh aracılığıyla istediğimiz zaman istediğimiz kadar Onun huzuruna çıkabiliyoruz. Bu müthiş bir şey. İbraniler 10:19-20

c-) Topluluk yaşamını belirleyen esaslar : Sevgi, alçakgönüllülük, bağışlama, ve diğer üyelerin yararını gözetmektir. İsa neye göre onun öğrencileri olduğumuzu dünya anlayacak dedi? Yuhanna 13:34-35 sevgimizden. Sevgi bizlerin farklılaştırması gerekir. Alçakgönüllülük Evrenin Efendisi alçakgönüllülüğünü takınıp aramıza geldiyse bizde alçakgönüllü olmalıyız. Efesliler 4:32, Koloseliler 3:13-14 birbirimizin yarını gözetmek. İsa komşunu kendin gibi sev diyor. Kendinden fazla sev demiyor. Topluluk için ne diyor? Benim sizi sevdiğim gibi sizde birbirinizi sevin. Rab bizi ne kadar sevdi? Kendisi kadar mı kendinden fazla mı? Kendinden fazla. Birebir ilişkilerde komşunu kendin gibi sev ilkesi geçerli topluluk ilişkilerinde ise benim sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin ilkesi geçerlidir. Kedi yararımızı değil topluluğun yararlarını gözetmeliyiz.

2- Önderler : Önderler, imanda olgun hizmetkar yüreği olan ve sorumluluk sahibi olan üyelerden oluşur. Kutsal Ruh seçer. Elçilerin İşleri 20:28 Kutsal Ruh nasıl seçiyor? Kişideki armağanları belirleştirerek Kutsal Kitaba baktığımızda önder ihtiyar çoban ve gözetmen aynı şeylerdir. Elçilerin İşleri. 20:17 ve 28 ve Titus 1:6-7 Neden önderler için bu dört kelime kullanılıyor?

Önder : Önde ve örnek olmalı her şeyde, yaşayışta kutsallıkta ve hizmette.

İhtiyar : Olgunluğu simgeliyor. Pavlus diyor ya yeni imanlı olmasın. [1.Tim 3:6]

Çoban : Koyunları taze çayırlara götürür ve doyurur.

Gözetmen : Tehlikeleri görür ve topluluğu korur.

Ve kilise kurucuları tarafından seçiliyor. Elçilerin İşleri 14:23 Kim seçti? Pavlus ve Barnaba seçti. Tabii ki bu seçilen kişiler topluluk tarafından onaylanıyor. [1 Selanik 5:12-13] İncil’in hiçbir yerinde önderleri topluluğun seçtiğini görmüyoruz ama değerini bilin diyor. Değerini bilmek için kabul etmek ve onaylamak gerekir.

Seçilen önderlerin hepsi erkektir. Neden kadın önder olamaz?
Pavlus yazdığı mektupta kadının erkeğe egemen olmasını istemiyorum diyor. Önderlik egemenliktir. Ve İncil’de önderlerin sahip olması gereken nitelikleri sıralarken erkeklerin niteliklerinden bahsediyor, tek karılı olsun gibi. 1 Timoteus 3:2, Titus 1:6 Kadınsal niteliklerden bahsetmiyor ve Kutsal Kitabın hiçbir yerinde kadın önderden bahsetmiyor. Bu konuda hiçbir örnek yoktur. Bu demek değil ki kadınlara ihtiyaç yok. Hayır, var. Ama ne olarak? Hizmetkar olarak. Örneğin kadın toplantılarda paylaşabilir. [1. Korint 15:34-35 = Kadın toplantılarda sessiz kalsın ayetini açıkla] Dua edebilir. [kadın başı açık dua etmesin diyor], müjdeyi paylaşabilir [İsa gidin derken kadınlara da söylüyor], yardım hizmetleri, muhasebe, ibadet yeri bakımı, ve sosyal etkinlikler.

3- İmanlının düzenli yaşayışı : İncil her imanlının uyması gereken ahlaki değerler ve topluluk yaşam düzenini belirler. “Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsallık içinde yaşamaya çağırdı.” [1. Selanik 4:7]

a-) Kişisel yaşam : İsa’nın öğrencisi kişisel yaşamında Rab ile yürür. Ve her fırsatta Rab’be tanıklık verir. Kendisi belli bir derecede yetiştikten sonra başkalarını öğrenci olarak yetiştirir. Kişisel yaşamda neler gereklidir. Adım adım olgunlaşması lazım olgunlaşması için günlük dua ve Kutsal Kitap okuma düzenini kazanması lazım, güçlenmesi lazım

b-) İlişkileri : Luka 9:23 İsa benim yanımda olsaydı ne yapardı diye düşünmeliyiz. Ve hayatımızda her zaman Rabbe itaati aramalıyız.

Kasabadaki halk çobanın teklifiyle bir olaydan sonra bir karar veriyorlar. Gerçekten bir yıl boyunca bu soruya cevap vermeden adım atmamaya “Bu durumda İsa olsaydı O ne yapardı.” Ve bütün hayatları alt üst oluyor. Bunlar imanlı ama her şey alt üst oluyor. İş hayatları, ilişkileri ve yetkililer.

Mesela adamın birinin gazetesi var yalan dolan haberler kabul etmemeye başlar ve zarar eder. Avukat müvekkiline inanmıyorsa onu savunmaz vs. önceleri çok zorluk yaşıyorlar ama daha sonra bir uyanış oluyor. Örneğin kasabadaki genel evler kapatılıyor, eğlence merkezleri ve kulüpler kapanıyor. Ama bunlar insanlar Rabbe geldikleri için oluyor.

Genelde bizim doğamız günaha meyilli hafta sonu hariç hafta içi hayatlarımıza bazen Rabbi sokmuyoruz. Ben gazeteciyim ben reklam vermiyorum o veriyor yalansa bile günahı ona diyor. Ama ciddi bir şekilde düşünsek Rab kabul edecek mi? Birinin spor dükkanı var boks maçı yapılıyor ama ciddi bir şekilde düşününce adam artık vermiyor. Çünkü diyor ki eğer bu dükkan İsa’nın olsaydı İsa dükkanını insanlar birbirlerini hırpalasın diye vermezdi diyor.

Bizde her konuda Rabbe itaati aramamız lazım ve böylece Kutsal Ruh’un meyvesini vereceğiz ve bir düzen kazanacağız aynı zamanda Rabbe getirdiğimiz kişilerde bir düzen kazanacak ve öyle yetişecekler. Uyanış böyle olur.

c-) Kiliseye Katılım : daima vurgulamamız lazım. Rab bizden heves istemiyor gayret istiyor. İlk iman edenler ilk zamanlar bir hevesle geliyor ama sonra gelmemeye başlıyor. Kiliseye gelmemiz heves olmamalı.

d-) Önderlere Uymak : İbraniler 13:17 kilise önderlerine saygı göstermek ve cemaati bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor. Rab önderlere itaat istiyor. Elçilerin İşleri 23:1-5 bazen önderler hatalı olsa bile yinede onlara saygı göstermek gerekiyor. Çünkü o önder Tanrı’nın mekanını temsil ediyor. Örnek Davut ve Saul, İsa bile yargılanırken ağzını açmadı sadece Baş Kahin ona “Sen Tanrı’nın oğlu Mesih misin?” diye sorduğunda cevap verdi. Bu demek değil ki önderlere yanlışlıklarını göstermeyelim. Bu konuda dikkat etmemizi istiyor Tanrı’nın sözü.

e-) Topluma Örnek : Her alanda örnek olmalı. Ticaret, ev, aile, iş, arkadaşlık vs. neden önemli çünkü her toplumda başkalarının hareketlerinden etkileniyor ve etkiliyoruz.

Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü

 
Kutsal Kitap'tan bir ayet :


 
  Copyright 1992 - 2006 AİK