AnaSayfa  |  Aktiviteler  |  Linkler  |  Tanıklıklar  |  İletişim  |  S.S.S.
     
     
Menü
Ana Sayfa
Kuruluş & Tarihçe
İnanç Bildirgemiz
İbadet Saatleri
Vaazlar & Makaleler
Resimler
Kitaplık
Download
 
Haberler - Duyurular
 
 
 
 
 Kirlilik

Sevgili kardeşler bu hafta sizinle paylaşmayı istediğim konu kirlilik. Dünyanın dört bir yanında insanların çaresizlik içinde kalıp çözüm aradığı konulardan birisi de çevre kirliliği; bu kirlilik dünyamızı öylesine etkiliyor ki, atmosfer tabakasındaki delik bu kirlilik yüzünden her geçen gün yavaş yavaş daha çok açılmaya devam ediyor. Önceleri çeşmeden akan sular gönül rahatlığıyla içilebiliyordu ama şimdi kirlilik yüzünden satılan arıtılmış sulara tonlarca para vermek zorunda kalıyoruz. Kardeşlerle birlikte ara sıra Antalya’nın güzel dağlarına çıkıyoruz. Geçen sene Kızlar sivrisi Dağı’na çıkmıştık. O dağın zirvesine yaklaştıkça şehrin kirliliğinden kurtulduğumuzu çok rahat hissedebiliyorduk ve zirveden şehre baktığımızda şehrin üzerindeki o kirli hava tabakasını çok rahat görebiliyorduk.

Çevre kirliliğini önlemek için o kadar çok planlar, projeler yapılıyor ve o kadar çok masraflar uygulanıyor ki. Arıtma sistemleri, kanalizasyonlar, vb. şeyler. Aynı zamanda bu konuda halkı bilinçlendirmek için bir sürü seminerler veriliyor. Birçok dernekler açılıyor. Hepsi bir çözüm arıyor. Çeşitli yürüyüşler, mitingler ve protestolar yapılıyor. Peki hiç düşündünüz mü niçin başvurulan çareler kesin bir çözüm getirmiyor? Çünkü yapılan her şey dışsal. Sorunun; kirliliğin kaynağına inilmiyor.

Örnek : Tatilden dönüyorsunuz. Eve girer girmez iğrenç bir kokuyla karşılaşıyorsunuz. Pis koku sizi rahatsız ettiği için hemen bir parfüm alıp etrafa sıkıyorsunuz. Oh bir anlık rahatladınız. Ama daha sonra sıktığınız parfümle evin içindeki o kötü koku birleşiyor ve daha kötü bir koku ortaya çıkıyor. Niçin böyle oldu çünkü kokunun kaynağına inmediniz. Sadece onu bastırdınız. Oysaki yapılması gereken kokuya sebep olan tatile gitmeden önce mutfakta unuttuğunuz çöpü kaldırıp atmak.

Bunun gibi çevre kirliliğinin nedenine kaynağına baktığımızda her şeyden önce insan yüreğinin kirliliğini görüyoruz. İnsanın yüreği öylesine kirlenmiş ki; bu kirlilik her alana, her yere yansıyor ve insanın yüreği elinin değdiği her yeri kirletiyor. Ama bu başlangıçta böyle değildi. Tanrı insanı da doğayı da kusursuz ve mükemmel yaratmıştı. Her şey çok güzeldi. Ama insanın Tanrı yerine şeytanın isteğine uyması, Tanrı’ya karşı olan itaatsizliği mükemmelliği bozdu ve bu mükemmellik yerini kirliliğe bıraktı.

İşte sorunun kaynağı bu, bu yüzden çevreyi temizlemeden önce insan yüreğini temizlemeli. İnsanın yüreği o kadar kirli ki; her şekilde her zaman bunu görebiliriz. Çünkü yaptığımız birçok şeyde merkezcilik yani benlik; kendi egomuz var. İncil’e baktığımızda İsa bunu çok güzel açıklıyor. Markos 7:14-23 : İsa’nın söylediği gibi insanı kirleten şeylerin hepsi doğal benliğin işleri ve meyveleridir. [Galatyalılar 5:19-21]

Yoldan geçerken birisi bize öylesine bakar. Ama biz ne bakıyon lan diye, bana yan baktı diye dövmek isteriz. Oysa bize öylesine bakmıştır. Yürek kirli ya hep öyle düşünürüz. Ortaya çıkan bu bombalı saldırılar, savaşlar ve bunun gibi daha birçok şeyler insanın kirli yüreğinin ortaya çıkardığı sonuçlardır. Peki bu yüreğimizin kirliliğine çözüm nedir? Hem yüreğimizin hem de bu dünyanın kirliliğini nasıl ortadan kaldırıp, o kötü kokuyu yok edeceğiz. Omo-matiklemi, Persil, Ariel ya da Ayşe Teyze’nin bahar kokulu Ace'siyle mi?

Elbette hayır;

Tek bir çözüm var, o da başlangıçta bizi mükemmel ve kusursuz yaratan Tanrı’nın gücüyle ve yardımıyla. Çünkü kirlilik nasıl başladı? İnsan Tanrı’ya karşı suç yani günah işlendiği zaman. O zaman bu günah sorununu, bu kirliliği sadece O çözebilir. Tanrı zaten bu çözümü iki bin yıl önce sağladı. Günahlarımızı ve suçlarımızı İsa’nın bizim yerine uğradığı ceza ve akıtılan kanı aracılığıyla çarmıhta kaldırdı. Adına iman eden herkese gönderdiği Kutsal Ruhu aracılıyla yüreklerimizde konut kuruyor ve o kötü kokunun kaynağı olan günah çöpünü ortadan kaldırarak yüreğimizi ve çevremizi temizlemek istiyor. Aksi taktirde Tanrı’nın çözümü olmadan bu sorunu bitiremeyiz. İşte bu yüzden hem çevremiz, hem de yüreklerimiz için Tanrı’ya ihtiyacımız vardır. [Tanrı’nın yuvası kitap]

Eğer sen yüreğini Tanrı’ya açtıysan o kirlilikten kurtulmak için o zaman Tanrı Kutsal Ruh'u aracılığıyla senin de yüreğini temizleyecek ve değiştirecek. Çünkü sözünde bunu söylüyor. Hezekel 36:24-29 : Bu ayetlerde de gördüğümüz gibi Kutsal Ruh geldiği zaman yüreğimiz tamamen değişiyor ve Tanrı yüreğimizi tamamen temizliyor. İsa'yı kabul ettiğimiz zaman Tanrı yüreklerimizi temizleyip değiştirdi hamdolsun ama yinede biz Tanrı'nın yaptığı bu temizlikten sonra bile bazen yaptıklarımızla, sözlerimizle ve düşüncelerimizle Tanrı'nın temizlediği yüreklerimizi kirletebiliyoruz. Bu yüzden bu kirliliği yok etmek ve kutsal olmak için. Yapmamız gereken bir şey var hem de bunu sık sık yapmalıyız yüreklerimizdeki kirliliği ve günahı her gün Tanrı’nın bize göstermesi için Tanrı’yla yürümeli ve O'na dua etmeliyiz. Tıpkı Davut gibi Mezmur 139:23-24’de Davut Tanrı’dan bunu istiyor. İçimizdeki günahı, kirliliği Tanrı bize gösterdikçe günahın kuvvetini daha çok keşfettikçe O’nun etkilerini daha az hissedeceğiz ve bunun bilincine varıp onu anlayabildiğimiz ölçüde ondan nefret edip onunla savaşmamız mümkün olacak. Tabi ki; şeytan cesaretimizi kırıp, moralimizi bozmaya çalışacak ama biz bu konuda mücadeleyi sürdürüp gayretle ilerlediğimizde kazanacağız. Yeter ki gayreti elimizden bırakmayalım ve düşüncelerimizin yenilenmesiyle daima değişelim. Çünkü günah içimizde yaşar. İçimizde yaşayan günah çoğunlukla arzularımız aracılığıyla etkin olur. Zina örneği.

Yüreğimizin temiz olması için bu yüzden ilk olarak düşüncelerimizi değiştirmeliyiz ve Kutsal Ruh'a güvenmeliyiz. Ben bunu yapamam değil beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim demeliyiz. Bir Mesih inanlısı hiçbir zaman gücü ve kuvvetinin eksik olduğunu söylememelidir. Eğer günah işlersek bunun nedeni ayartılmaya karşı hayır diyecek güce sahip olmamamız değil günah işlemeyi istememizdir.

Böyle düşünceler geldiğinde onun bizi kirletmemesi için günah zeminin oluşturmamak için reddetmeliyiz ve şeytanı İsa Mesih’in adında azarlamalı ve Rabbe sığınarak iyi şeyler düşünmeliyiz. Çünkü arzularımızın bedenlerimizi tatmin etmeye değil, Tanrı’yı yüceltmeye yönelik olduğundan emin olmalıyız. Bu kutsallık savaşını kazanacaksak temel sorunun içimizde olduğunun bilincine varmalıyız ve yüreklerimizi Tanrı’nın gücüyle temizlemeliyiz. İsa beni seven buyruklarımı yerine getirir diyor ve Yuhanna 14:23’te de bakın ne diyor. Eğer Tanrı’nın içimizde yaşamasını istiyorsak Tanrı’nın tapınağını temiz tutmalıyız. Tanrı'nın kendisi kutsal ve temiz bir Tanrı olduğu için kirli ve pis bir yerde yaşayamaz nasıl bizler pis ve kirli yerlerde yaşayamıyorsak oralarda kendimizi rahatsız hissediyorsak yaşayacağımız yerlerin temiz olmasını istiyorsak. Tanrı'da aynı şekilde yaşadığı yerin yani yüreklerimizin temiz olmasını istiyor.

Okuduğum bir kitapta yazar kendisini bir eve benzetiyor. Ve evin kapılarını Rabbe açtıktan sonra Rab ona diyor ki; eğer benim bu evde yaşamamı istiyorsan evi temizlemem için bana izin vermelisin çünkü ben bu kirli yerde yaşayıp bu pis kokuyu çekemem diyor. O da izin verince Rab hemen temizlemeye başlıyor evin odalarını.

Akıl düşünce odası = Kütüphane = Seks dergileri, gereksiz kitaplar, mecmualar, saçma yayınlar. Bunların yerine Kutsal Kitap ve insanı geliştiren kitaplar. Çarmıh ve İsa Resmi.

Yemek odası = Arzu, isteklerin iştahın odası ; Rabbin istekleri ve özdenetim ruhunu yerleştir.

Oyun odası = Bayağı şakalar, boş sözler, küfürler ve saçma fıkralar.

Evet kardeşler sonuç olarak yüreğimiz temizlenmezse hem çevremizi hem de kendimizi daha çok kirleteceğiz ve kirlilik sorunu ortadan kalkmayacak. Birileri çıkacak, geçici çözümler üretecek, bir şeyler söyleyecek. Bir de benim gibi adamlar çıkacak ve her şeyin boş olduğunu, çözümün Tanrı’dan ve yürekte olduğunu söyleyecek. Ama seçim senin ya pis kokunun üzerine parfüm sıkıp geçici şeylerle kirliliğini bastırabilir ya da kesin çözüm olarak Tanrı’ya gidip yüreğinin temizlenmesini ve kirliliği yok etmesini isteyebilirsin, aksi takdirde bu çözümlerin ve benim konuşmamın hiçbir anlamı kalmayacak. Çözüm Tanrı’da ama bu da sen istersen olur.

Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü

 
Kutsal Kitap'tan bir ayet :


 
  Copyright 1992 - 2006 AİK