|
Benim tanıdığım çok tatlı bir bayan var. Belki
hepiniz onu tanıyorsunuz adı Glorya. Geçtiğimiz
hafta Onun yaptığı bir şey beni çok etkiledi ve
onu sizinle paylaşmak istedim. Glorya geçen
pazar kiliseye geldiğinde benimle selamlaştıktan
sonra hemen çantasından bir resim çıkardı ve
büyük bir sevinçle bana göstermeye ve resmi
anlatmaya başladı. Resim geçen sene ölen kocası
Leri için yaptırdığı mezarı anlatan bir resimdi.
Belki siz de o resmi gördünüz. Glorya bunu bana
anlatırken o kadar sevinçliydi ki anlatamam.
Gerçekten çok etkilendim ama beni etkileyen o
resim değildi Glorya'daki İMAN'dı.
Leri'nin kurtulduğuna ve Tanrı'nın yanında
olduğuna o kadar çok inanıyordu ki anlatamam. Bu
sevinç bana İsa'nın ölümünden sonra yas tutup
kederli olan öğrencilerin O'nun dirilişiyle
yaşadıkları sevinci anımsattı.
Aynı şekilde Leri içinde Glorya aynı sevinci
yaşıyor. Çünkü o diri ve Rabbin yanında. Bunu
bilmek ve bundan emin olmak Glorya'ya büyük bir
sevinç ve teselli veriyordu.
Peki ama bunu Glorya nasıl biliyordu? Leri'yi
kurtaran neydi? Leri çok kiliseye geldiği için
miydi? Ya da Leri yoksullara çok sadaka verip,
onlara yardim ettiği için miydi? Ya da iyi
birisi olduğu için miydi? Cevap; hiçbiri. Gerçek
cevap şu; çünkü Leri İSA MESİH'E İMAN
EDİYORDU. Glorya da bunu bildiği için Rabbin
sözüne güvenerek Leri'nin kurtulduğuna iman
ediyordu. Çünkü Rabbin sözü diyor ki :
Yuhanna 11:25
Geçen sene Leri'nin ölüm haberini aldığım zaman
çok üzülüp Rabbe biraz isyan etmiştim. Ama James
yanıma gelip şunu dedi: "Ramazan, bence Leri şu
an çok mutlu. Çünkü Tanrı ile birlikte. O
üzülmüyor, sen neden üzülüyorsun?" demişti. O
zaman bunu düşündüğümde ben de teselli bulmuş ve
onun için sevinmiştim.
Daha önce başka cenaze törenlerine de
katılmıştım ama insanlar hep feryat edip ağıtlar
yakıyorlardı, ağlayıp dövünüyorlardı. Fakat
Leri'nin cenaze töreni neredeyse bir düğün gibi
idi. Zaten Düden'de düğün salonunda
olmuştu. İlahiler söylendi. Leri'nin yaşamından
paylaşıldı. Bazen gözler doldu ama çoğu zaman
gülümsemeler vardı ve oradaki Mesih imanlısı
olan herkes Leri'nin Rabbin yanında olduğuna
inanıyor ve onun tanıklığında bulunuyorlardı.
Buraya her gün insanlar gelerek İncil ve İsa
hakkında sorular soruyorlar ve ben onlara
hıristiyanlığı anlattığımda İsa'nın bizi
kesinlikle cennete götüreceğini söylediğim zaman
onlar şaşırıyor ve inanmıyorlar, yaaa diyorlar
bunu nasıl bilebilirsiniz? İşte o zaman onlara
Tanrı sözünden ayetler paylaşıyorum.
Hamdolsun Tanrı hayatımızdaki bu önemli soruyu
cevapsız bırakmamıştır. Daha bu dünyada yaşarken
günahlarımızın bağışlanıp yerimizin cennet
olacağına ve sonsuz yasama sahip olduğumuza emin
olabiliyoruz. Çünkü 1.Yuhanna 5:13'te
böyle söylüyor. Evet Tanrı'nın sözü bunu
söylüyor yani bunu söyleyen Tanrı'dır. Ve
bildiğimiz gibi Tanrı da yalan söylemez. Sayılar 23:19 işte bu yüzden büyük bir cesarete sahip
olabiliriz, kendi duygularımız bizi
yanıltabilir. Diğer insanlar itiraz edip
güvenimizi yıkmaya çalışabilirler. Fakat
Tanrı'nın kurtuluş vaadi bize sarsılmaz bir
güvencedir. Emin olabiliriz kurtulduğumuza ama
kendimize güvendiğimiz için değil. Tanrı'ya
güvendiğimiz için emin olabiliriz.
Evet sevgili kardeşim sen bu konuda Tanrı'ya
güveniyor musun? Bir Mesih İnanlısı olarak
İsa'ya iman ederek kurtulduğuna ve cennete
kesinlikle gideceğine emin misin? Eğer hala emin
değilsen kurtuluşundan o zaman İsa'nın
kurtarıcılığını henüz kavrayamamış demeksindir.
Thomas Amca'nın bir sözü vardı. Kurtuluş
konusunda İsa'da kader, kısmet, tecelli,
inşallah, belki, umarım gibi kavramlar yoktur.
İsa'ya iman ediyorsan EVET etmiyorsan HAYIR gibi
kesinlik belirten sözler vardır.
Kurtulduğumuz zaman kurtulduğumuzu bilmeliyiz.
Başka türlü nasıl İsa'nın tanıkları olabiliriz?
Bizler MESİH'in tanıklarıyız. 1.Yuhanna
5:10-12 gördüğümüz gibi kutsal kitap bu
konuda kekelemiyor kesin konuşuyor. Onu
okuduğumuz zaman kuşkularımız dağılıyor. Martin
Luther bir keresinde şöyle demişti: "Kutsal
Ruh şüpheci değişdir. Yazdıklarında şüpheye yer
yoktur. Tanrı'nın vaatleri Evet ve Amindir.
Hayır ve belki değildir. Müjdenin borazanı
kekeme ve bozuk notalar çıkarmaz."
Filipideki hapishanede deprem olduğunda gardiyan
korktu ve Pavlus'a kurtulmak için ne yapmalıyım
diye sorduğunda Pavlus ona; şey, bilmem ki, ne
yapmalı, sen ne düşünüyorsun diye sormadı; kesin
ifade ile konuştu: “RAB İSA ya iman et sende
ev halkında kurtulursunuz" dedi. İncil Tanrı
bildirisidir. Hıristiyanların görüşü değil. Ya
da kilise önderlerinin görüşlerini ön plana
çıkaran bir öneriler paketi de değildir.
Ben bu konuda alçak gönüllü olamam kurtuluşumun
bir varsayım olduğunu düşünemem çünkü ben kesin
verilere ve kanıtlara dayanirimve kurtuluşumu da
asla yitirmem çünkü RAB bin gücüne güvenirim.
2.Timoteus 1:12 İsa diyor insanoğlu
kaybolanı arayıp kurtarmaya geldi. Kurtuluş
kesin ve tamdır. İsa bizleri buldu ve kabul
etti…
Şeytanin kanıtları yetersiz. Romalılar 3:24
Tanrının lütfuyla karşılıksız olarak
aklandığımızı söylüyor. Harika bir şey bu
yasaları çiğnemiş biri için mahkemede böyle bir
şey olamazdı. Kendinizi biran için mahkeme
salonunda düşünün. Mahkemede jüri memurlar,
polisler, hakim ve yargıç yerini almış bekliyor
ve jüri kararı açıklıyor. Sanık suçlu bulundu
SANIK kararı duydu cezasını kesin çekecek suçsuz
olduğunu söylese bir şey değişmeyecek.
Şimdi sahneyi değiştirelim, günahlı bir insan
evrenin Yargıcı önünde duruyor. Suçlayıcı yani
şeytan da oradadır. Meleklerden oluşan bir ordu
salonu doldurmuş duruyor. Günahlı suçunu
biliyor, yeryüzünün egemen Yargıcı doğru kararı
vermek zorundadır Derken günahlının avukatı yani
İSA öne çıkıyor ve suçlayıcıya meydan okuyor
“Kanıtın nerede?"
diye soruyor.
Salondaki kalabalık bir anda şaşırıyor.
Suçlayıcı zor durumda, hiçbir kanıt belge,
hiçbir delil, aleyhte hiçbir kanıt gösteremiyor.
Geçerli tek bir kanıt yok. Olacak şey değil,
günahlı diye mahkemeye çıkarılan adamın
aleyhinde tekbir kanıt bulunamıyor. Bu nasıl
oluyor?
Söyleyeyim size, günahlılığımıza ilişkin kanıt
imha edildi. İsa o kanıtları alıp çarmıha öyle
gitti. O kanıtları yüreği ve avuçlarında
taşıyarak sonsuz ateşin içine atıp onları yok
etti. İsa'nın azap saatlerinden sonra bu
kanıtların izi bile kalmadı. Koleseliler
2:13-14 İsa avukat olarak savunmasını
yaptıktan sonra "Bu
adamın suçlu olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok"
diyor.
Böylelikle yargı kürsüsü lütuf kürsüsüne
dönüşüveriyor. Suçlayıcı şeytan öfkeyle
salonu terk ediyor. Yargıç sanığı çağırıyor ve
ona yeni antlaşma yazılı bir belge veriyor.
Sanık belgeyi açarken İsa'nın kanıyla olan
kirmizi müdürü görüyor ve mahkeme kararını
okuyor. Karar: “Suçlu olduğunu gösteren kanıt
yoktur. Dava düşmüştür" "Mesih İsa'da
olanlara karşı hiçbir mahkumiyet yoktur."
Altında YÜCE Yargıcın imzası. İbraniler 10:17
"Onların günahlarını ve
suçlarını artik anmayacağım" Sanık
serbesttir, lütufla aklandı. Salondakiler kararı
ayakta alkışlıyorlar. Tövbe eden her günahkar
için gökte büyük bir sevinç oluyor. Luka
15:17
Evet kardeşler, lütufla aklandığınızı herkes
görür. Yargıç olan Tanrı sizin şüphe içinde
bırakmaz. Kurtulup kurtulmadıklarını öğrenmek
için büyük yargı gününü bekleyenler kurtuluşun
anlamını bilmeyenlerdir. İsa'nın
"iman eden
yargılanmayacaktır" diyen Yuhanna
5:24'teki vaadi kurtuluşun bir parçasıdır.
Kurtulduğumuz zaman yargılanma korkusu biter.
1.Yuhanna 5:13 "Ben bunları Tanrı Oğlunun
adına iman eden sizlere sonsuz yaşama sahip
olduğunuzu bilesiniz diye yazdım." Dikkat edin
bu güven verici sözler sonsuz yaşama sahip
olacaksınız demiyor, sonsuz yaşama sahipsiniz
diyor. Bu sözler kurtuluş güvencesine ilişkin
tüm anahtar sözcükleri içeriyor. İman edin,
bilin, sahip olun, sonsuz yaşam, Tanrı Oğlu. Bu
anahtar sözcükleri bize Tanrı verdi ve yazıldığı
gibi anlamalıyız. İncil'e göre her şey iki veya
üç kişinin tanıklığına dayanmalıdır. Kurtuluş
güvencemiz iki tanığa sahiptir. Tanrı Sözü ve
Tanrı Ruhu.
TANRI SÖZÜ: Kurtuluşumuz temelini
Tanrı'nın ebedi sözünde bulur. İsa dedi ki :
Matta 24:35 "Gök ve
yer ortadan kalkacak ama benim sözlerim asla
ortadan kalkmayacaktır." Şeytan bizi
ne zaman şüphe bombardımanına tutsa sığınacağımız
yer bu kayanın zirvesidir. Kurtuldum diyorum
çünkü Tanrı'nın sözü öyle diyor. Hislerin ne
durumda olursa olsun inancım sarsılmaz İlk
Hıristiyanlar kurtuluşlarından emindiler. Bizde
emin olmalıyız. Çünkü bununla mühürlendiğimizi
söylüyor. Efesliler 1:13-14 Bu ayetler
içimizi kemiren şüphelere karşı huzur veren bir
esenlik sağlıyor. 1.Korintliler 2:12'de
dediği gibi Tanrı'nın bize lütfettiklerini
bilelim diye bu dünyanın ruhunu değil Tanrı'dan
gelen ruhu aldık.
Canınızın kurtuluşu konusunda sizi şüphe
içerisinde bırakan herhangi bir öğreti
kesinlikle İncil dışıdır. Bıraktığınız anda
elinizden kayıp gidecekmiş gibi onu tutmak
zorunda değilsiniz, kurtuluşunuzu kurtarmak
zorunda değilsiniz. Çünkü canınızı koruyan
Rab'dir eğer daha fazla kanıt istiyorsanız
Yuhanna'nın mektuplarını okuyun.
Basit bir örnek vereyim, istesem de istemesem de
ben Ramazan Arkan'ım. Uykudayken bunu düşünmem
çünkü ben hala Ramazan'ım. Hafızamı yitirsem
bile kimliğim aynı kalır. Doğum belgem kim
olduğumu belirtiyor. Bu da tereddütleri yok
ediyor. TANRI SÖZÜ ile ilgili durumda aynıdır.
İsa'yı şahsen kurtarıcınız olarak kabul
etmişseniz yeniden doğmuş biri gibi Tanrı'nın
ailesine katılmış sayılırsınız. Kutsal kitap
yeniden doğuşun bir garantisidir belgesidir.
Buna inanmazsanız kim olduğunuzu da
bilmeyeceksiniz. Bu kadar basit.
İsa şöyle der; Yuhanna 5:24 Bu çok güçlü
bir ifadedir. Halleluya, bugün cennetin
kapılarının açılacağından Tanrı'nın bugün sizden
yana olup size gülümsediğinden emin olmak
istiyorsanız şu sözlere kulak verin.
İlk olarak İncil İsa'nın günahlarımızı
bağışlatmak için öldüğünü söyler. Ardından tövbe
edip iman ettiğimizde onun ölümüyle tüm
bereketlerini yüreğimize doldurur. Sonra olağan
üstü bir şekilde TANRI SÖZÜ ÖLÜ RUHUMUZU
DİRİLTİR ve TANRI için yaşamaya başlarız.
İsa'nın bizim için yaptığını KUTSAL RUH
yaşamımıza aktarır. Örneğin; evlerde
kullandığımız elektrik sayesinde ışık ve güç
elde ederiz. Bu elektriği dağıtım istasyonları
sayesinde alırız. Eve geldiğimizde ne ışık ne de
ısı vardır ama ne yapacağınızı bilirsiniz, bir
düğmeye basarsınız ışıklar yanar, ısıtıcınız
çalışmaya başlar.
İsa'nın bizim yaşamımız için öldüğüne inanmak
elektrik düğmesine basmak gibidir. Her şey
hazırdır müjdenin sözleri sizi üretim merkezine
yani çarmıha bağlayan iletken gibidir. Enerji
hazırdır. İman ettiğimizde ruhsal düğmeye basmış
oluruz. Böylece Tanrı'nın kutsal gücü bize
akmaya, ışık vermeye başlar. Bu da
kurtulduğumuzu gösterir. Kimileri çarmıh
hakkında her şeyi bildiklerini sanırlar.
Boyunlarında birer haç taşırlar. Bunun onlara
hiçbir yararı yoktur. Bir enerji istasyonu ile
ilgili her şeyi bilmeniz sizi soğuktan ve
karanlıktan korumaz. İstasyonun duvarlarına
dayanacak kadar yakın olabilirsiniz ama bu
soğuktan tir tir titremenizi engellemez. Ancak
İsa'ya inandığınızda fişi prize sokmuş olursunuz
ve Tanrı'nın lütfu, gücü size akmaya başlar.
Ondan beslendikçe de kurtulduğunuzu anlarsınız.
Kutsal kitap şeytanın yalanın babası olduğunu
söyler. O size yalanlar söyleyerek sizi bunalıma
düşürmeye çalışır. Kurtuluş sevincinizi sizden
almaya çalışır. Onun oyunlarını bilmez
değilsiniz diyor İncil. Şeytanın yalanlarına
inanmıyorsanız, Onun size yalan duygular
aşılamasına izin vermeyin.
Peki buna nasıl izin vermeyeceğiz? Ne
yapabiliriz? Savaşmalıyız. İki ağızlı keskin bir
kılıca sahibiz. O zaman bunu kullanmalıyız.
Silahlar ne içindir? Savaşmak için. Bizim
düşmanımız kim? Şeytan. Silahımız? Tanrı'nın
Sözü. O halde, şeytan düşüncelerimize saldırdığı
zaman Tanrı'nın Sözüne sığınmalıyız. Yuhanna
5:24 gibi ayetleri defalarca okumalıyız.
Unutmayın Tanrı Sözü sizin doğum belgenizdir.
Bir kilisenin pazar ayininde bir çocuk İsa'yı
Rab ve Kurtarıcı olarak kabul eder. Yuhanna 5:24
onu çok etkilemiştir ve o ayetin altını çizer. Daha sonra çocuk eve gittiği zaman
İncil'ini okur
ve dua edip yatağına uzanır ışıklarını kapattığı
zaman Şeytan gelir ve ona sen kurtulmadın, sen
asla kurtulamazsın gibi şüpheleri onun aklına
sokmaya başlar. Çocuk hemen kalkar ve ışığı
yakar ve Yuhanna 5:24'ü okur, İncil değişmediği
için çok mutludur. Aynı ayet hala sonsuz yaşama
sahip olduğunu ve kurtulduğunu söylemektedir. Ve
çocuk sevinçle ışığı söndürüp yattığı zaman
şeytan tekrar ona gelir ve sen kurtulmadın,
kurtulamazsın diye tekrar söyler. Çocuğun ifadesine göre bu sefer sanki şeytan ona yatağın altından
konuşuyormuş gibi gelir. Çocuk bir daha ışığı
yakar Yuhanna 5:24 açar İncil'i yatağın altına
doğru tutarak "Şeytan bak inanmıyorsan kendin oku,
ben ölümden yaşama geçtim. Ben Tanrı'nın çocuğuyum,
kurtuldum." der.
Tanrı'nın Sözü suçlayıcı şeytanı susturuyor ve
şüphelerimizi dağıtıyor, sevincimizi tekrar
tekrar tazeliyor. Tanrı'nın Sözü fırtına
zamanlarında bizi kıyıya güvenle bağlayan
Tanrı'nın demiridir. Bizi yaşamda da ölümde de
koruyacaktır. Öyleyse Kutsal Kitabın vaatlerine
iman edin. Çünkü İbraniler 11:6 diyor ki.
Kurtuluşumuza dair tanığımız sadece
Tanrı Sözü
değil aynı zamanda Tanrı
Ruhu dur. Kutsal Kitaba
baktığımızda Kutsal Ruh'un kurtuluşumuzun
güvencesi olduğunuza görüyoruz. Efesliler 1:13-14
Okuduğum bir kitapta Kutsal
Ruh için üçlü
birliğin sekreteri dediğini okudum. Düşündüğümde
bu doğruydu. Bir sekreterin görevi yöneticilerin
kararını gerekli kişilere iletmektir. Eğer siz
İsa'yı Kurtarıcınız olarak kabul ederseniz.
Kutsal Ruh hemen araya girer,
size bir mektup getirir.
Sevgili...
Baba ve oğul suçlarının bağışlandığını ve
tamamen silindiğini sana iletmemi
istediler. Adını gökteki kuzunun yaşam kitabına
yazıldığını sana bildirmemi ayrıca
istediler. Ölüm pahasına sadık kalmaya seni
teşvik ediyorum. Çünkü gökte seni çürümez bir taç
ve sonsuz bir miras bekliyor. Son olarak Rabde
ve O'nun üstün gücüyle güçlen. Her zaman yanında
olan sadık dostun Üçlü birlik adına.
Kutsal Ruh
Bu benzetme Romalılar 8:14-17 özetliyor.
Her
Mesih İmanlısı için geçerli harika bir şey
Kurtuluş Kutsal Ruh'un en büyük işidir. Ve bunun
sonuçları olağan üstüdür. Hayatımızı düzenler
bizi içten dışa değiştirir.
Son bir sözüm var. 2.Timoteus 2:18-19 Dikkatli
olalım kardeşler. Başkalarının uydurma kurtuluş
öykücüleri bizi aldatmasın. Böyle kişileri
meyvesinden tanıyacağız. Bu insanlar sahte
Hıristiyan ve taklitçilerdir. Gizli tehlikelere
karşı uyanık olalım. İnsanlar taklitçi
olabileler. Bir Hıristiyan gibi yaşayabilirler
ama kurtulmamış olabilirler.
Benim eskiden çapkın adında bir muhabbet kuşum
vardı ama öldü. Çok güzel kapı zili taklit
ederdi. Bazen kapı çalıyor diye gider kapıyı
açardık. Ama sonra onun ses çıkardığını anlardık.
Taklitçi bir sürü insan Hıristiyan gibi
yaşıyor. Bütün sözleri papağan gibi
tekrarlıyorlar ama müziği değil. Gökte yankılanan
ve kurtuluşu anlatan o görkemli ve heyecan
verici ilahileri asla yürekten söylemezler.
Bizim amacımız Rabbe içtenlikle hizmet edip
Ruh‘ta yaşamak olursa. 2.Timoteus 1:12
Ramazan Arkan
Antalya İncil Kilisesi Pastörü |