AnaSayfa  |  Aktiviteler  |  Linkler  |  Tanıklıklar  |  İletişim  |  S.S.S.
     
     
Menü
Ana Sayfa
Kuruluş & Tarihçe
İnanç Bildirgemiz
İbadet Saatleri
Vaazlar & Makaleler
Resimler
Kitaplık
Download
 
Haberler - Duyurular
 
 
 
 
 Uyanışın Temelleri -3-

Giriş:
Günümüzde Rabbin Kilisesinin en büyük ihtiyaçlarından biri Ruhsal Uyanıştır. Charles Finney dedi ki "Ruhsal Uyanış Buğdayın tarlada büyümesinden daha büyük bir mucize değildir. Herhangi bir toplumda imanlılar bir araya gelip de ölüm kalım varmış gibi insanların canları için ruhta ve gerçekte Tanrı’ya yönelmeye başladıkları zaman ruhsal Uyanış başlayacaktır." Unutmamalıyız ki her durumda ruhsal uyanış Rabbin kendisine bağlıdır, O’nun belirlediği zamanda ve istediği şekilde yer alacaktır, ama aynı zamanda bir gerçek daha var ki Rab uyanış gerçekleştirmek için bizimde üzerimize düşen sorumluluklarımızı yerine getirmemizi beklemektedir. İki haftadır bu sorumluluklar üzerinde konuşmaktayız. Neydi bunlar hatırlayan var mı?

1. Karakter: Tanrı bizde ve yaşamımızın her alanında Oğlu İsa Mesih’in karakterini görmek istiyor.

2. O’na yönelmek: Tanrı biz O’na yönelmeye başladığımız zaman ruhsal bir uyanış yaratacağını söylemekte. O’na nasıl yönelebiliriz? Kutsal Kitap okuyarak, öğrenerek ve öğreterek bununla ilgili hatırlarsanız geçen hafta hem Yoşiya’nın hayatından hem de Nehemya ve Ezra’nın hayatından paylaşmıştık. Onlar Tanrı’ya bu şekilde yönelmeye başladıkları zaman Tanrı’nın onları kullanarak nasıl reformlar gerçekleştirdiğini ve canlı uyanışlar yarattığını gördük. Aynı şekilde Tanrı şimdide bizi kullanarak ülkemizde, ailemizde ve çevremizde ruhsal uyanışlar yaratmak istemektedir. Ama bunun için bizler O’nun adıyla çağrılan halkı olarak Tanrı sözüne değer vermeli ve O’nun sözünü duyurmalıyız.

3. Önemli olan temel duadır. Rabbin halkı herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda duada durmaya ve Rabbi aramaya koyulduklarında ruhsal uyanış olacaktır. Ruhsal uyanışın yer alması için dua ederek Rabbin önünde kalmak önemlidir. Hiçbir yerde hiçbir ruhsal uyanış kendi başına hiç dua edilmeden olmadı. Yıllarca önce Torrey adında bir imanlı şöyle yazdı: "Ruhsal uyanışın yer alamayacağı kilise, topluluk ya da ülke yoktur. Yeter ki o kilise, topluluk ve ülke içinde hiç yılmadan, sadık şekilde kendilerini duaya vermeye hazır imanlılar olsun." Her ruhsal uyanıştan önce yoğun bir dua olmuştur. Ama bu hafta bu konu üzerinde konuşmayacağım haftaya Joo kardeş bize bu konunun önemini paylaşacak uyanışın geçekleşmesi için.

Bu hafta sizlerle 4. temel üzerinde konuşmak istiyorum nedir bu isterseniz hep birlikte anahtar ayetimiz olan 2.Tarihler 7:14’e tekrar dönelim "Adımla çağrılan halkım alçakgönüllülüğünü takınır, bana yönelip dua eder, kötü yollarından dönerse, gökten onları duyacağım, günahlarını bağışlayıp ülkelerini sağlığa kavuşturacağım."

4. Temelimiz tövbedir. İnsanların tövbeye karşı tutumları kişiden kişiye göre değişiyor. Kimi çok ciddiye alırken, kimi ise basit bir şey olarak görüyor. Eğer bazılarının inandığı gibi tövbe, her zaman günah işleyerek daima pişman olmak ise yanlış bir kanıya varırız. Örneğin, Cem Karaca’nın söylemiş olduğu bir şarkıda şöyle bir söz var: "Yüz bin kere tövbe eder yine şarap içeriz." Bazıları da günah çekici geldiği için boş ver nasıl olsa tövbe ederim kurtulurum diye bir anlayışa sahipler. Ne kadar yanlış bir düşünce değil mi? Böyle düşünen bir kişi henüz tövbenin gerçek anlamını kavramış değildir. O zaman Kutsal Kitabın bize öğrettiği tövbe kavramı nedir bunu anlamak için ilk önce gerçek tövbe olmayan şeyleri anlamamız gereklidir. Nedir bunlar?

a. Günahlı olduğumuzun bilincine varmak tövbe değildir. Tabi ki günahlarımızın bilincine varmak tövbenin bir parçasıdır. Ancak bir kişi bazen derin bir şekilde günahlılığını hissedebilir ama yine de tövbe etmiyor olabilir. Kutsal Kitap’ta Elçilerin İşleri 24:24-25 bölümdeki Vali Feliks buna bir örnektir.

b. Günahlarımızdan dolayı üzüntü duymak da tövbe değildir. İmana götüren tövbe içinde günahlarımızdan dolayı derin bir üzüntü ve pişmanlık duyabiliriz ama yine de o günahlarımızdan dönmek istemiyor olabiliriz. Sadece çok üzgün olmak tövbe olmuyor. Yahuda da çok pişman ve üzgündü İsa’yı ele verdikten sonra ama tövbe etmedi.

c. Günahtan nefret etmek de tövbe değildir. Bu unsur da diğerleri gibi gerçek tövbe içinde vardır. İmana götüren tövbe sırasında kişi işlediği günahlardan tiksinti duyabilir ama yine de günahlarını işlemeye devam ederse bu gerçek tövbe değildir.

d. Daha iyi olmaya karar vermek tövbe değildir. Her yeni yılda birçokları daha iyi olmak için kararlar alırlar. Bazıları bu kararlarını her yıl hayatları boyunca tekrarlayıp insan gözünde iyi olanı yapmaya gayret gösterirler ama kalıcı ve eyleme dökülen bir değişim olmazsa tövbe olmaz. Kaybolan oğul babasına dönmeye karar vermişti ama o kararda kalıp geri dönmesiydi gerçekten tövbe etmiş olmayacaktı. Cehenneme doğru giden bir sürü iyi niyetli insan vardır.

e. Belli bir günahı işlemekten vazgeçmek de tövbe değildir. Diyelim ki hırsızlık yapıyorsun ve bundan vazgeçtin. Bundan vazgeçmekle tövbe etmiş olmazsın. Hala zina, kardeşinden nefret etmek, yalan söylemek ve benzeri günahlar işliyorsan; imana götüren gerçek tövbe belli bir ya da iki günahla değil günahın kökü ile bağlantılıdır. Günahı her zaman bir bütün olarak görmemiz lazım. Şimdilik hırsızlığı bırakayım zinayı, yalan söylemeyi, küfür etmeyi sonra bırakırım diyemeyiz. Günahı parça parça değil bir bütün olarak görüp hepsini hayatımızdan çıkarıp atmalıyız.

O ZAMAN GERÇEK TÖVBE NEDİR?:

a. Düşüncede değişmektir.
b. Duyguların değişmesidir.
c. Amacın değişmesidir.
d. Davranışların değişmesidir.

Kutsal Kitaba baktığımızda tövbe en önemli ve üzerine basılarak ifade edilen bir öğretidir. Kutsal Kitap hep “tövbe” sözüyle doludur. “Tövbe” sözcüğü tüm Kutsal Kitap’ta yüz defadan fazla geçmektedir. Yeni Antlaşma kesinimde ise 58 defa geçer. Tanrı Sözünde bu kadar sık geçtiğine göre bu konunun ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz. Ne yazık ki bu önemli gerçek hem Sevindirici Haber’in duyurulmasında hem de iman hayatının sürdürülmesinde ihmal edilmektedir. İncil’e bakarsak göreceğiz ki ‘tövbe’ Yeni Antlaşma döneminin kilit noktasıdır. Vaftizci Yahya insanları tövbeye çağırmakla ruhsal hizmetine başladı. Rabbimiz Sözü yaymaya başlarken ilkin tövbeden söz etti Matta 4:17 "Günahlarınızdan dönün çünkü göklerin egemenliği yaklaştı." dedi. Aynı şekilde Rab İsa Yetmişleri ve öğrencilerini kurtuluş müjdesini duyurmak için görevlendirdiğinde onlara tövbeyi duyurma konusunda buyruk verdi. Markos 6:12’de bunu görebiliyoruz, "Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar." diyor.

Elçiler İsa’dan sonra insanlara Tanrı sözünü duyururken yine onları tövbeye çağırarak bunun önemini vurguladılar. Eski antlaşmaya baktığımızda yine tövbenin ne kadar önemli olduğunu görürüz. Tövbe Tanrı’nın bereketinin hayatımıza akması için tıkayan kanalı açan bir eylemdir. Günahlar hayatımıza Tanrı’nın bereketlerinin akmasını engelleyen pisliklerdir. Ama ne zaman ki bu günahların farkına varılıp bunlardan kesin bir dönüş yapılırsa, tövbe ederek Tanrı’nın önünde bırakılırsa o zaman Tanrı’nın bereketleri yine akmaya başlar. Bu ruhsal uyanış içinde geçerlidir. Eğer ailendeki, çevrendeki ve şehrindeki insanların hayatında ruhsal bir uyanış görmek istiyorsan, bunun olması için dua ediyorsan ve duaların işitilmiyorsa o zaman hayatına bak itiraf etmen dönmen gereken günahların var mı?

Eğer yoksa sorun sende değil, demek ki Tanrı’nın zamanı veya planı farklı. Ama kendi hayatına baktığın zaman orada bırakman gereken tövbe etmen gereken günahların olduğunu görüyorsan bunları bırakmalısın. Çünkü anahtar olan ayetimize baktığımızda Tanrı’nın uyanış yaratmak için halkında görmek istediği tutumlardan birisinin de tövbe olduğunu görürüz. Diyor ki "Eğer adımla çağrılan halkım kötü yollarından dönerse gökten onları duyacağım ve günahlarını bağışlayacağım." Yeşaya peygamberde diyor ki "Tanrı’yla sizin aranıza günahlarınız ve fesatlarınız ayrılık koydu bu yüzden sizin sesinizi işitmiyor." Bu ayetlerde görüyor musunuz? Günahlarımız fesatlarımız Tanrı’nın dualarımızı duymasına ve cevaplamasına engel oluyor. O halde ruhsal uyanış olması için dua ediyorsak ve bu duamızın Tanrı tarafından cevaplanmasını istiyorsan ilk olarak sorumluluğumuz kötü yollarımızdan dönmektir.

Genel olarak Tanrı’nın ruhsal uyanış yarattığı yerlere baktığımızda tövbenin ne kadar etkin olduğunu görürüz. Gerek Kutsal Kitap’ta gerekse Tarih içerisinde bunun birçok örneklerini görebiliriz. En güzel örneklerden birisi Kutsal Kitap’taki Yunus bölümüdür umarım bu bölümü okudunuz. Yunus Eski antlaşmada Tanrı’nın merhametini ve diğer uluslar arasında da ne kadar iyiliğini gösteren bir Tanrı olduğunu gösterir bize. Ninova’lılar Yahudi olmayan bir halktı. Ve bu halkın günahları da Sodom ve Gomoro gibi çoğalmış ve Tanrı’nın gazabını hak etmişti. Ve Tanrı orayı cezalandırmak ve yok etmek istiyor bunun içinde Yunus peygamber aracılığıyla onlara bir mesaj gönderiyor. İlk olarak Yunus bu mesajı götürmek istemiyor. Ama daha sonra bir balık tarafından yutularak Ninova kentine götürülüyor ve orada Yunus halkı tövbeye çağırıp onlara Tanrı’nın isteğini iletince o ülkenin Kralı ve halkı tövbe ediyor. Tanrı’nın sözünden o kadar etkileniyorlar ki bakın Kral nasıl bir buyruk veriyor Yunus 3:4-10 Çok ilginç oradaki halk Yunus konuştuktan sonra korkularından öyle tövbe ediyorlar ki herkes oruç tutuyor. Hayvanların bile bir şey yemesine izin vermiyorlar. Tanrı’nın sözü onları öylesine etkiliyor. Bu olaydan sonra yani tövbenin ardından kente bir uyanış geliyor.

1949 ve 1952 yılı arasında İskoçya’nın kuzey batısında bulunan Hibredez adalarından birinde bir uyanış gerçekleşiyor ve bu uyanışın temeline baktığımızda tövbe ve duanın ne kadar etkili olduğunu görüyoruz. Bu adada yaşayan halk Hıristiyan bir halk ama ölü bir Hıristiyanlık ve bu adada 8 kişi Tanrı’nın bu adaya bir uyanış getirmesi için haftanın üç akşamı bir araya gelip dua etmeye karar veriyorlar. Ve her hafta 3 akşam bir araya gelerek dua etmeye başlıyorlar, bazen sabaha kadar dua ediyorlar. 2 ay sonra artık dua etmekten yorulduk neden bir şeyler olmuyor diye düşündükleri bir akşam bu kardeşlerden birinin yüreğine Tanrı bu ayeti koyuyor 2.Tarihler 7:14 ve bu ayeti okuduktan sonra Tanrı birine tövbe etmesi gerektiğini gösteriyor o tövbe ettikten sonra diğerleri de gizli günahlarından dönüp tövbe edince bu 8 kişiye Rab konuşuyor ve onlara sizi çok yakında ziyaret edeceğim diyor.

Ve ilerleyen günlerde Tanrı içlerinden bir kardeşe büyük bir toplantı hazırlamalarını ve bu toplantıya da ünlü bir müjdeci olan Dankın Kembıl diye bir vaizi çağırmalarını söylüyor. İlk önce bu kardeşler bu adam çok ünlü ve meşgul buraya gelemez diye düşünüyorlar ama Tanrı bu adamı da hazırlıyor bu arada. Adamın yaptığı o tarihteki toplantılar iptal oluyor değişik sebeplerden dolayı ve sonra bu adamın eline bu kardeşlerin gönderdiği telgraf geçince Tanrı’nın O’nu oraya yönlendirmek istediğini anlıyor ve paylaşmak için oraya gidiyor. Toplantı günü o kadar kalabalık oluyor ki toplandıkları yere sığmıyorlar bile. Çünkü Tanrı mesajı duymaları için insanları oraya yönlendiriyor. Ve sonrasında insanlar gözyaşları içinde, tövbe ederek ve dua ederek Rab’be geliyorlar. Ve orada büyük bir uyanış oluyor.

Evet bizlerde uyanış olması için insanlara günahlı oldukları vurgulamalı ve onları tövbeye yönlendirmeliyiz. Ama ilk olarak biz tövbeye yönlenmeliyiz Tanrı halkı olarak. Yaşamımızın her alanında tövbe edip günahlarımızı bırakmalıyız. Bu konuda çok ince düşünmeliyiz bazen gözümüz genelde büyük diye adlandırdığımız günahlara yöneldiği için bizim için küçük olan şeyleri görmüyoruz ama Tanrı bunları görüyor ve bunları bırakmamızı istiyor. Bu konuda çok ince düşünmenizi istiyorum o zaman ne kadar tövbe etmemiz gereken şeyler göreceksiniz ve bunları yapmayı bıraktığınız andan itibaren de Tanrı’nın bu konuda bereketini alacaksınız.

Örnekler

a.
Kopya cd, kitap ve kırık programlar: İhsan’ın tanıklığı ve benim günahım.

b. Kaçak elektrik ve su kullanmak.

c. Başkalarının üzerine ilaç yazdırarak ucuz reçete almak.

d.
Ondalık vermemek.

2.Petrus 3:9 "Bazılarının düşündüğü gibi Rab vaadini yerine getirmekte geçikmez, ama size karşı sabrediyor. Çünkü kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini istiyor.” Hezekel 33:10-11 "İnsanoğlu, İsrail halkına de ki, `Siz şöyle diyorsunuz: İsyanlarımızla günahlarımız bizi çökertiyor, onlardan ötürü eriyip yok oluyoruz. Durum böyleyken nasıl yaşayabiliriz? Onlara de ki, `Varlığım hakkı için diyor Egemen RAB, ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kişinin kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyarım. Dönün! Kötü yollarınızdan dönün! Niçin ölesiniz, ey İsrail halkı!"

Sessiz (Paula Chello) Ağaç elmalarla o kadar yüklüydü ki, rüzgar estiğinde dalları bile sallanmıyordu…“Neden hiç sesini çıkarmıyorsun? Ne de olsa her birimiz fark edilmeyi hak edecek kadar mağruruz,” dedi bambu.“Ses yapmama gerek yok,” diye cevap verdi ağaç. “Meyvelerim benim en büyük reklâmımdır.”

Tanrı tövbe ettikten sonra bizlerin tövbeye yaraşır meyveler vermemizi istiyor. Luka 3:8 insanlar Yahya’ya tövbe etmek ve vaftiz olmak için geldiklerinde Yahya tövbe edip vaftiz olan kişilere "Bundan böyle tövbeye yaraşır meyveler verin dedi." Matta 12:33 "İsa her ağacı meyvesinden tanıyacaksınız dedi." Aynı şekilde Yuhanna 15:8 de "Babam meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz dedi." Filipililer 1:10 "Tanrı’nın yüceltilip övülmesi için İsa Mesih aracılığıyla gelen doğruluk meyvesiyle dolarak Mesih’in gününde saf ve kusursuz olasınız." Koloseliler 1:10 "Rab’be yaraşır biçimde yaşamanız, O’nu her yönden hoşnut etmeniz, her iyi işte meyve vererek Tanrı’yı tanımakta ilerlemeniz için dua ediyoruz."

Sonuç:
Bunlar bizim hayatımızda gerçekleşince ne olacak bakın 2.Tarihler 7:15-16 ne diyor? "Gözlerim burada edilen duaya açık, kulaklarım işitici olacak. Adım sürekli orada bulunsun diye bu tapınağı seçip kutsal kıldım. Gözlerim onun üstünde, yüreğim her zaman orada olacaktır."

a. Tanrı dualarımızı işitecek.
b. Bizi kutsal kılacak.
c. O’nun gözleri üzerimizde ve yüreği her zaman bizimle olacak. Yani Tanrı bizimle olacak.

Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü

 
Kutsal Kitap'tan bir ayet :


 
  Copyright 1992 - 2006 AİK