|
Giriş:
Günümüzde Rabbin Kilisesinin en büyük
ihtiyaçlarından biri Ruhsal Uyanıştır. Charles
Finney dedi ki "Ruhsal Uyanış Buğdayın tarlada
büyümesinden daha büyük bir mucize değildir.
Herhangi bir toplumda imanlılar bir araya gelip de
ölüm kalım varmış gibi insanların canları için ruhta
ve gerçekte Tanrı’ya yönelmeye başladıkları zaman
ruhsal Uyanış başlayacaktır." Unutmamalıyız ki
her durumda ruhsal uyanış Rabbin kendisine bağlıdır,
O’nun belirlediği zamanda ve istediği şekilde yer
alacaktır, ama aynı zamanda bir gerçek daha var ki
Rab uyanış gerçekleştirmek için bizimde üzerimize
düşen sorumluluklarımızı yerine getirmemizi
beklemektedir. İki haftadır bu sorumluluklar
üzerinde konuşmaktayız. Neydi bunlar hatırlayan var
mı?
1. Karakter: Tanrı bizde ve yaşamımızın her
alanında Oğlu İsa Mesih’in karakterini görmek
istiyor.
2. O’na yönelmek: Tanrı biz O’na yönelmeye
başladığımız zaman ruhsal bir uyanış yaratacağını
söylemekte. O’na nasıl yönelebiliriz? Kutsal Kitap
okuyarak, öğrenerek ve öğreterek bununla ilgili
hatırlarsanız geçen hafta hem Yoşiya’nın hayatından
hem de Nehemya ve Ezra’nın hayatından paylaşmıştık.
Onlar Tanrı’ya bu şekilde yönelmeye başladıkları
zaman Tanrı’nın onları kullanarak nasıl reformlar
gerçekleştirdiğini ve canlı uyanışlar yarattığını
gördük. Aynı şekilde Tanrı şimdide bizi kullanarak
ülkemizde, ailemizde ve çevremizde ruhsal uyanışlar
yaratmak istemektedir. Ama bunun için bizler O’nun
adıyla çağrılan halkı olarak Tanrı sözüne değer
vermeli ve O’nun sözünü duyurmalıyız.
3. Önemli olan temel duadır. Rabbin halkı
herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda duada
durmaya ve Rabbi aramaya koyulduklarında ruhsal
uyanış olacaktır. Ruhsal uyanışın yer alması için
dua ederek Rabbin önünde kalmak önemlidir. Hiçbir
yerde hiçbir ruhsal uyanış kendi başına hiç dua
edilmeden olmadı. Yıllarca önce Torrey adında bir
imanlı şöyle yazdı: "Ruhsal uyanışın yer
alamayacağı kilise, topluluk ya da ülke yoktur.
Yeter ki o kilise, topluluk ve ülke içinde hiç
yılmadan, sadık şekilde kendilerini duaya vermeye
hazır imanlılar olsun." Her ruhsal uyanıştan
önce yoğun bir dua olmuştur. Ama bu hafta bu konu
üzerinde konuşmayacağım haftaya Joo kardeş bize bu
konunun önemini paylaşacak uyanışın geçekleşmesi
için.
Bu hafta sizlerle 4. temel üzerinde konuşmak
istiyorum nedir bu isterseniz hep birlikte anahtar
ayetimiz olan 2.Tarihler 7:14’e tekrar
dönelim "Adımla çağrılan
halkım alçakgönüllülüğünü takınır, bana yönelip dua
eder, kötü yollarından dönerse, gökten onları
duyacağım, günahlarını bağışlayıp ülkelerini sağlığa
kavuşturacağım."
4. Temelimiz tövbedir. İnsanların tövbeye
karşı tutumları kişiden kişiye göre değişiyor. Kimi
çok ciddiye alırken, kimi ise basit bir şey olarak
görüyor. Eğer bazılarının inandığı gibi tövbe, her
zaman günah işleyerek daima pişman olmak ise yanlış
bir kanıya varırız. Örneğin, Cem Karaca’nın söylemiş
olduğu bir şarkıda şöyle bir söz var: "Yüz bin
kere tövbe eder yine şarap içeriz." Bazıları da
günah çekici geldiği için boş ver nasıl olsa tövbe
ederim kurtulurum diye bir anlayışa sahipler. Ne
kadar yanlış bir düşünce değil mi? Böyle düşünen bir
kişi henüz tövbenin gerçek anlamını kavramış
değildir. O zaman Kutsal Kitabın bize öğrettiği
tövbe kavramı nedir bunu anlamak için ilk önce
gerçek tövbe olmayan şeyleri anlamamız gereklidir.
Nedir bunlar?
a. Günahlı olduğumuzun bilincine varmak tövbe
değildir. Tabi ki günahlarımızın bilincine varmak
tövbenin bir parçasıdır. Ancak bir kişi bazen derin
bir şekilde günahlılığını hissedebilir ama yine de
tövbe etmiyor olabilir. Kutsal Kitap’ta Elçilerin
İşleri 24:24-25 bölümdeki Vali Feliks buna bir
örnektir.
b. Günahlarımızdan dolayı üzüntü duymak da
tövbe değildir. İmana götüren tövbe içinde
günahlarımızdan dolayı derin bir üzüntü ve pişmanlık
duyabiliriz ama yine de o günahlarımızdan dönmek
istemiyor olabiliriz. Sadece çok üzgün olmak tövbe
olmuyor. Yahuda da çok pişman ve üzgündü İsa’yı ele
verdikten sonra ama tövbe etmedi.
c. Günahtan nefret etmek de tövbe değildir.
Bu unsur da diğerleri gibi gerçek tövbe içinde
vardır. İmana götüren tövbe sırasında kişi işlediği
günahlardan tiksinti duyabilir ama yine de
günahlarını işlemeye devam ederse bu gerçek tövbe
değildir.
d. Daha iyi olmaya karar vermek tövbe
değildir. Her yeni yılda birçokları daha iyi olmak
için kararlar alırlar. Bazıları bu kararlarını her
yıl hayatları boyunca tekrarlayıp insan gözünde iyi
olanı yapmaya gayret gösterirler ama kalıcı ve
eyleme dökülen bir değişim olmazsa tövbe olmaz.
Kaybolan oğul babasına dönmeye karar vermişti ama o
kararda kalıp geri dönmesiydi gerçekten tövbe etmiş
olmayacaktı. Cehenneme doğru giden bir sürü iyi
niyetli insan vardır.
e. Belli bir günahı işlemekten vazgeçmek de
tövbe değildir. Diyelim ki hırsızlık yapıyorsun ve
bundan vazgeçtin. Bundan vazgeçmekle tövbe etmiş
olmazsın. Hala zina, kardeşinden nefret etmek, yalan
söylemek ve benzeri günahlar işliyorsan; imana
götüren gerçek tövbe belli bir ya da iki günahla
değil günahın kökü ile bağlantılıdır. Günahı her
zaman bir bütün olarak görmemiz lazım. Şimdilik
hırsızlığı bırakayım zinayı, yalan söylemeyi, küfür
etmeyi sonra bırakırım diyemeyiz. Günahı parça parça
değil bir bütün olarak görüp hepsini hayatımızdan
çıkarıp atmalıyız.
O ZAMAN GERÇEK TÖVBE NEDİR?:
a. Düşüncede değişmektir.
b. Duyguların değişmesidir.
c. Amacın değişmesidir.
d. Davranışların değişmesidir.
Kutsal Kitaba baktığımızda tövbe en önemli ve
üzerine basılarak ifade edilen bir öğretidir. Kutsal
Kitap hep “tövbe” sözüyle doludur. “Tövbe”
sözcüğü tüm Kutsal Kitap’ta yüz defadan fazla
geçmektedir. Yeni Antlaşma kesinimde ise 58 defa
geçer. Tanrı Sözünde bu kadar sık geçtiğine göre bu
konunun ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz.
Ne yazık ki bu önemli gerçek hem Sevindirici
Haber’in duyurulmasında hem de iman hayatının
sürdürülmesinde ihmal edilmektedir. İncil’e bakarsak
göreceğiz ki ‘tövbe’ Yeni Antlaşma döneminin kilit
noktasıdır. Vaftizci Yahya insanları tövbeye
çağırmakla ruhsal hizmetine başladı. Rabbimiz Sözü
yaymaya başlarken ilkin tövbeden söz etti Matta
4:17 "Günahlarınızdan
dönün çünkü göklerin egemenliği yaklaştı."
dedi. Aynı şekilde Rab İsa Yetmişleri ve
öğrencilerini kurtuluş müjdesini duyurmak için
görevlendirdiğinde onlara tövbeyi duyurma konusunda
buyruk verdi. Markos 6:12’de bunu
görebiliyoruz, "Böylece
öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya
başladılar." diyor.
Elçiler İsa’dan sonra insanlara Tanrı sözünü
duyururken yine onları tövbeye çağırarak bunun
önemini vurguladılar. Eski antlaşmaya baktığımızda
yine tövbenin ne kadar önemli olduğunu görürüz.
Tövbe Tanrı’nın bereketinin hayatımıza akması için
tıkayan kanalı açan bir eylemdir. Günahlar
hayatımıza Tanrı’nın bereketlerinin akmasını
engelleyen pisliklerdir. Ama ne zaman ki bu
günahların farkına varılıp bunlardan kesin bir dönüş
yapılırsa, tövbe ederek Tanrı’nın önünde bırakılırsa
o zaman Tanrı’nın bereketleri yine akmaya başlar. Bu
ruhsal uyanış içinde geçerlidir. Eğer ailendeki,
çevrendeki ve şehrindeki insanların hayatında ruhsal
bir uyanış görmek istiyorsan, bunun olması için dua
ediyorsan ve duaların işitilmiyorsa o zaman hayatına
bak itiraf etmen dönmen gereken günahların var mı?
Eğer yoksa sorun sende değil, demek ki Tanrı’nın
zamanı veya planı farklı. Ama kendi hayatına
baktığın zaman orada bırakman gereken tövbe etmen
gereken günahların olduğunu görüyorsan bunları
bırakmalısın. Çünkü anahtar olan ayetimize
baktığımızda Tanrı’nın uyanış yaratmak için halkında
görmek istediği tutumlardan birisinin de tövbe
olduğunu görürüz. Diyor ki
"Eğer adımla çağrılan halkım kötü yollarından
dönerse gökten onları duyacağım ve günahlarını
bağışlayacağım." Yeşaya peygamberde diyor
ki "Tanrı’yla sizin aranıza
günahlarınız ve fesatlarınız ayrılık koydu bu yüzden
sizin sesinizi işitmiyor." Bu ayetlerde
görüyor musunuz? Günahlarımız fesatlarımız Tanrı’nın
dualarımızı duymasına ve cevaplamasına engel oluyor.
O halde ruhsal uyanış olması için dua ediyorsak ve
bu duamızın Tanrı tarafından cevaplanmasını
istiyorsan ilk olarak sorumluluğumuz kötü
yollarımızdan dönmektir.
Genel olarak Tanrı’nın ruhsal uyanış yarattığı
yerlere baktığımızda tövbenin ne kadar etkin
olduğunu görürüz. Gerek Kutsal Kitap’ta gerekse
Tarih içerisinde bunun birçok örneklerini
görebiliriz. En güzel örneklerden birisi Kutsal
Kitap’taki Yunus bölümüdür umarım bu bölümü
okudunuz. Yunus Eski antlaşmada Tanrı’nın
merhametini ve diğer uluslar arasında da ne kadar
iyiliğini gösteren bir Tanrı olduğunu gösterir bize.
Ninova’lılar Yahudi olmayan bir halktı. Ve bu halkın
günahları da Sodom ve Gomoro gibi çoğalmış ve
Tanrı’nın gazabını hak etmişti. Ve Tanrı orayı
cezalandırmak ve yok etmek istiyor bunun içinde
Yunus peygamber aracılığıyla onlara bir mesaj
gönderiyor. İlk olarak Yunus bu mesajı götürmek
istemiyor. Ama daha sonra bir balık tarafından
yutularak Ninova kentine götürülüyor ve orada Yunus
halkı tövbeye çağırıp onlara Tanrı’nın isteğini
iletince o ülkenin Kralı ve halkı tövbe ediyor.
Tanrı’nın sözünden o kadar etkileniyorlar ki bakın
Kral nasıl bir buyruk veriyor Yunus 3:4-10
Çok ilginç oradaki halk Yunus konuştuktan sonra
korkularından öyle tövbe ediyorlar ki herkes oruç
tutuyor. Hayvanların bile bir şey yemesine izin
vermiyorlar. Tanrı’nın sözü onları öylesine
etkiliyor. Bu olaydan sonra yani tövbenin ardından
kente bir uyanış geliyor.
1949 ve 1952 yılı arasında İskoçya’nın kuzey
batısında bulunan Hibredez adalarından birinde bir
uyanış gerçekleşiyor ve bu uyanışın temeline
baktığımızda tövbe ve duanın ne kadar etkili
olduğunu görüyoruz. Bu adada yaşayan halk Hıristiyan
bir halk ama ölü bir Hıristiyanlık ve bu adada 8
kişi Tanrı’nın bu adaya bir uyanış getirmesi için
haftanın üç akşamı bir araya gelip dua etmeye karar
veriyorlar. Ve her hafta 3 akşam bir araya gelerek
dua etmeye başlıyorlar, bazen sabaha kadar dua
ediyorlar. 2 ay sonra artık dua etmekten yorulduk
neden bir şeyler olmuyor diye düşündükleri bir akşam
bu kardeşlerden birinin yüreğine Tanrı bu ayeti
koyuyor 2.Tarihler 7:14 ve bu ayeti okuduktan
sonra Tanrı birine tövbe etmesi gerektiğini
gösteriyor o tövbe ettikten sonra diğerleri de gizli
günahlarından dönüp tövbe edince bu 8 kişiye Rab
konuşuyor ve onlara sizi çok yakında ziyaret
edeceğim diyor.
Ve ilerleyen günlerde Tanrı içlerinden bir kardeşe
büyük bir toplantı hazırlamalarını ve bu toplantıya
da ünlü bir müjdeci olan Dankın Kembıl diye bir
vaizi çağırmalarını söylüyor. İlk önce bu kardeşler
bu adam çok ünlü ve meşgul buraya gelemez diye
düşünüyorlar ama Tanrı bu adamı da hazırlıyor bu
arada. Adamın yaptığı o tarihteki toplantılar iptal
oluyor değişik sebeplerden dolayı ve sonra bu adamın
eline bu kardeşlerin gönderdiği telgraf geçince
Tanrı’nın O’nu oraya yönlendirmek istediğini anlıyor
ve paylaşmak için oraya gidiyor. Toplantı günü o
kadar kalabalık oluyor ki toplandıkları yere
sığmıyorlar bile. Çünkü Tanrı mesajı duymaları için
insanları oraya yönlendiriyor. Ve sonrasında
insanlar gözyaşları içinde, tövbe ederek ve dua
ederek Rab’be geliyorlar. Ve orada büyük bir uyanış
oluyor.
Evet bizlerde uyanış olması için insanlara günahlı
oldukları vurgulamalı ve onları tövbeye
yönlendirmeliyiz. Ama ilk olarak biz tövbeye
yönlenmeliyiz Tanrı halkı olarak. Yaşamımızın her
alanında tövbe edip günahlarımızı bırakmalıyız. Bu
konuda çok ince düşünmeliyiz bazen gözümüz genelde
büyük diye adlandırdığımız günahlara yöneldiği için
bizim için küçük olan şeyleri görmüyoruz ama Tanrı
bunları görüyor ve bunları bırakmamızı istiyor. Bu
konuda çok ince düşünmenizi istiyorum o zaman ne
kadar tövbe etmemiz gereken şeyler göreceksiniz ve
bunları yapmayı bıraktığınız andan itibaren de
Tanrı’nın bu konuda bereketini alacaksınız.
Örnekler
a. Kopya cd, kitap ve kırık programlar: İhsan’ın
tanıklığı ve benim günahım.
b. Kaçak elektrik ve su kullanmak.
c. Başkalarının üzerine ilaç yazdırarak ucuz
reçete almak.
d. Ondalık vermemek.
2.Petrus 3:9 "Bazılarının
düşündüğü gibi Rab vaadini yerine getirmekte
geçikmez, ama size karşı sabrediyor. Çünkü kimsenin
mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbe etmesini
istiyor.” Hezekel 33:10-11 "İnsanoğlu, İsrail
halkına de ki, `Siz şöyle diyorsunuz: İsyanlarımızla
günahlarımız bizi çökertiyor, onlardan ötürü eriyip
yok oluyoruz. Durum böyleyken nasıl yaşayabiliriz?
Onlara de ki, `Varlığım hakkı için diyor Egemen RAB,
ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü
kişinin kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç
duyarım. Dönün! Kötü yollarınızdan dönün! Niçin
ölesiniz, ey İsrail halkı!"
Sessiz (Paula Chello) Ağaç elmalarla o kadar
yüklüydü ki, rüzgar estiğinde dalları bile
sallanmıyordu…“Neden hiç sesini çıkarmıyorsun? Ne de
olsa her birimiz fark edilmeyi hak edecek kadar
mağruruz,” dedi bambu.“Ses yapmama gerek yok,” diye
cevap verdi ağaç. “Meyvelerim benim en büyük
reklâmımdır.”
Tanrı tövbe ettikten sonra bizlerin tövbeye yaraşır
meyveler vermemizi istiyor. Luka 3:8 insanlar
Yahya’ya tövbe etmek ve vaftiz olmak için
geldiklerinde Yahya tövbe edip vaftiz olan kişilere
"Bundan böyle tövbeye
yaraşır meyveler verin dedi." Matta
12:33 "İsa her ağacı
meyvesinden tanıyacaksınız dedi." Aynı
şekilde Yuhanna 15:8 de
"Babam meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle
öğrencilerim olursunuz dedi."
Filipililer 1:10
"Tanrı’nın yüceltilip övülmesi için İsa Mesih
aracılığıyla gelen doğruluk meyvesiyle dolarak
Mesih’in gününde saf ve kusursuz olasınız."
Koloseliler 1:10 "Rab’be
yaraşır biçimde yaşamanız, O’nu her yönden hoşnut
etmeniz, her iyi işte meyve vererek Tanrı’yı
tanımakta ilerlemeniz için dua ediyoruz."
Sonuç:
Bunlar bizim hayatımızda gerçekleşince ne olacak
bakın 2.Tarihler 7:15-16 ne diyor?
"Gözlerim burada edilen
duaya açık, kulaklarım işitici olacak. Adım sürekli
orada bulunsun diye bu tapınağı seçip kutsal kıldım.
Gözlerim onun üstünde, yüreğim her zaman orada
olacaktır."
a. Tanrı dualarımızı
işitecek.
b. Bizi kutsal kılacak.
c. O’nun gözleri
üzerimizde ve yüreği her zaman bizimle olacak. Yani
Tanrı bizimle olacak.
Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü |